Kişisel gelişim sınıf körleşmesi, kişisel sorumluluk söyleminin neden yeterli olmadığını anlamak için kritik bir kavramdır. "Her şey senin elinde", "istersek başarırız", "koşullar değil tutum belirler", bu cümleler kişisel gelişim endüstrisinin en çok dolaşan önermeleri. Ve her birinde bir gerçeklik payı var: tutum, çaba, sebat gerçekten önemli. Ama kişisel gelişim sınıf körleşmesi şunu sorar: Bu söylemin görmediği neler var? Birincilik sorunu: Başlangıç noktaları eşit değil. Aynı çabayı harcayan iki insan, farklı ailelerden, farklı mahallelerden, farklı okullardan geldiklerinde çok farklı yerlere ulaşabilir. Bu gerçeği görmezden gelip başarıyı tamamen bireysel kararlılığa bağlamak, yapısal eşitsizlikleri normalize eder. İkinci sorun: Sosyal sermaye. Ağ, bağlantı, hangi ortamlara erişebildiğin, kimin tavsiyesini alabildiğin, bunların tümü sınıfsal koşullanmayla derinden şekillenir. Kişisel gelişim kitapları "ağını genişlet" derken, bu ağı genişletmenin önündeki yapısal engelleri nadiren ele alır. Üçüncü sorun: Riski kimin üstlenebileceği. Girişimcilik tavsiyesi, kariyer değişikliği önerileri, maaşı reddedip hayalinin peşinden gitme çağrıları... Bunlar birikim sahibi, sosyal güvencesi olan ya da aile desteğine güvenebilen insanlar için anlamlı seçenekler. Risk alabileceğiniz bir ekonomik taban olmadan bu tavsiyeler lüks önerilerdir. Dördüncü sorun: Başarısızlık anlatısı. "İstemediysen başaramazsın" mantığının tersinden okuması şudur: Başaramazsan, yeterince istemedin. Bu çerçeve, yapısal engeller nedeniyle geri kalan insanları bireysel başarısızlıkla damgalar. Ekonomik kriz döneminde işini kaybeden, kronik hastalıkla mücadele eden, ayrımcılıkla karşılaşan biri "yeterince çabalamadı" mı diye sorgulanmalıdır? Kişisel gelişim sınıf körleşmesini tespit etmek, bireysel sorumluluğu reddetmek anlamına gelmez. Tutum, emek ve kararlılık gerçekten fark yaratır. Ama bu gerçeği yapısal koşullardan kopararak sunmak, hem ahlaki hem de analitik bir hata üretir. Daha dürüst bir kişisel gelişim anlayışı, hem bireysel ajansı hem de koşulların ağırlığını aynı anda görebilmeyi gerektirir.