Fiyat indirimi satış etkisi, pazarlama dünyasının en yanlış anlaşılan dinamiklerinden biridir. \"İndirimi artır, satışı artır\" mantığı kulağa makul gelir; ama hem teorik hem de pratik açıdan bu ilişki çok daha karmaşıktır.\n\nFiyat indirimi satış etkisi her zaman olumlu değildir. Bazı kategorilerde fiyat kalite göstergesi olarak işlev görür. Parfüm, lüks moda ya da premium yazılım gibi ürünlerde agresif indirim, ürünün algılanan değerini düşürür. Tüketici „bu kadar ucuzsa bir sorunu vardır\" diye düşünmeye başlar. Marka kimliği zedelenir ve uzun vadede fiyat indirimi satış etkisi olumsuz eğilim alır.\n\nBir diğer tuzak, indirim alışkanlığı yaratmaktır. Sürekli kampanya ve indirimle büyüyen bir müşteri tabanı, normal fiyatla satın almayı reddeden bir kitleye dönüşür. Sezon indirimi beklemek bir alışveriş stratejisine dönüşür; tam fiyat ödeme artık „saflık\" sayılır. Bu döngü kırılmak istendiğinde, fiyat indirimi satış etkisi tersine döner ve satışlar dramatik biçimde düşer.\n\nİndirim aynı zamanda karlılığı yiyip bitirebilir. Küçük bir indirim oranı, birim başına karı çok daha büyük yüzde oranında etkiler. Yüzde 20 indirim yapan bir işletme, aynı karı korumak için satışlarını çok daha büyük oranda artırmak zorunda.\n\nFiyat indirimi yerine değer iletişimini güçlendirmek, sadakat programları geliştirmek ve fiyat dışı farklılaşmaya yatırım yapmak; hem karlılığı hem de marka gücünü korur.