Küçük daire tasarımı deneyimim, kariyerimin en öğretici projelerinden birini oluşturdu; oysa başladığımda önemsiz bir iş gibi görünmüştü. 42 metrekare, tek yaşamlı, sınırlı bütçe. Büyük bir karma kullanım projesi bitirmişken bana küçük geldi. Yanıldım. Küçük daire tasarımı deneyimi, büyük projelerin maskelediği gerçekleri ortaya çıkardı. Geniş alanda hata yapabilirsin, telafi edecek metrekaren var. 42 metrekaredeyse her santimetre hesaplıdır; yanlış bir karar tüm planı bozar. Müşteriyle ilk görüşmede listesi uzundu: çalışma masası, yatak, oturma alanı, küçük bir yemek köşesi, depo. Hiçbirinden vazgeçmiyordu. Bu daireden her şeyi istemek için hakkı vardı; küçük mekânda yaşamak, büyük mekânda yaşamaktan daha fazla düşünülmüş tasarım gerektiriyor. Küçük daire tasarımı deneyiminde en çok yararlandığım şey, katmanlı kullanım konseptiydi. Yatağın altına çekmece sistemleri, duvara monte katlanır masa, koltuğun altına gizlenmiş depolama. Her elemanın en az iki işlevi olması gerekiyordu. Tasarımın bitmesi altı hafta sürdü; büyük projelerde aldığımdan daha yoğun bir süreçti. Teslimattan sonra müşteri fotoğraf gönderdi; daire hem ferah görünüyor hem de her şeyi barındırıyordu. Bu benim için büyük bir tatmin kaynağıydı. Küçük daire tasarımı deneyimi, tasarımda kısıtlamaların yaratıcılığı tetiklediğini somut olarak kanıtladı. Sınır olmadan yaratıcılık boşlukta kaybolur; sınır olunca çözüm bulmak zorundasınız.