Teknik yazar hataları, çoğu zaman fark edilmeden birikir ve sonunda kullanıcı frustrasyonu, destek talebi patlamaları ve itibar kaybı olarak geri döner. Hangi hataların en çok tekrarlandığını bilmek, bunları önlemenin ilk adımı. En başta gelen teknik yazar hatası: Okuyucunun ne bildiğini varsaymak. "Kurulumun tamamlandığını varsayıyoruz" denildiğinde, tam olarak ne varsayıldığı belirsiz kalıyor. Hangi sürüm? Hangi işletim sistemi? Bu boşluklar okuyucuyu çıkmaza sokuyor. İkinci hata: Prosedürel değil, kavramsal yazmak. Kullanıcı yapmasını ister, anlamasını değil. Önce adım adım yapın, sonra neden anlatın, sırası önemli. Üçüncü teknik yazar hatası: Tek kullanım senaryosu odaklılık. Çoğu belge, sadece ideal durumu anlatıyor. Hata durumları, özel konfigürasyonlar, edge case'ler görmezden geliniyor. Dördüncü: Güncelliği korumamak. Ürün değişti ama belge kalmadı. Bu, hiç belge olmamasından tehlikeli. Beşinci: Başlıkları yetersiz kullanmak. Duvar gibi metin, kullanıcının ihtiyacını bulmasını engelliyor. İyi bir başlık yapısı, arama motoru gibi çalışmalı. Altıncı teknik yazar hatası: Pasif ve resmi dil kullanmak. "Tuşuna basılmalıdır" yerine "Tuşa bas" çok daha anlaşılır. Yedinci: Görsel desteği ihmal etmek. Bir ekran görüntüsü, iki paragraf açıklamanın yerini tutar. Sekizinci: Kullanıcı testini atlamak. Kimseye okutulmayan belge, işe yaramaz belge. Dokuzuncu: Terminolojiyi tutarsız kullanmak. Aynı öğe bazen 'panel' bazen 'dashboard' bazen 'kontrol merkezi' oluyor. Onuncu: Başlık vaadini içerikle karşılamamak. Belge başlığı 'kurulum kılavuzu' ama içerik salt tanım. Teknik yazar hatalarının büyük kısmı, empati eksikliğinden kaynaklanıyor: Okuyucunun yerine geçememek.