Perspektif çizim öğrenimi benim için birden fazla kez sıfırdan başladım. Teorik anladım, pratikte uygulanamadı. Tekrar baktım, tekrar anlayamadım. Bu döngü aylar sürdü. Perspektif çizim öğreniminin başında bir yanılgı taşıyordum: Bu kuralları bir kez öğrenince otomatik uygularım. Ama perspektif geometrik bir soyutlama; onu bir çizimde uygulamak gözleme ve içselleştirmeye bağlı. Sadece bilmek yetmiyor, bakmayı öğrenmek gerekiyor. İlk sorunum ufuk çizgisini doğru konumlandırmaktı. Resimde izleyicinin bakış açısını belirleyen bu çizgiyi yanlış koyunca bina havada asılı duruyordu, araba yerçekimine uymuyordu. Bir iki hocadan ders aldım; biri şunu söyledi: "Önce çevrendeki gerçek nesnelere bak. Kaçış noktalarını gerçek hayatta gör, sonra kâğıda uygula." Perspektif çizim öğrenimi o tavsiyeyle değişti. Şehirde otururken caddelerin ufuğa doğru nasıl daraldığını, binaların çizgilerinin nereye yöneldiğini fark etmeye başladım. Bu gözlem alışkanlığı tüm teorik bilgiyi ete kemiğe büründürdü. Bir pratik yöntem daha: Fotoğraf üzerine perspektif çizgilerini çizmek. Kaçış noktaları nerede, ufuk çizgisi nerede; bunları mevcut bir görüntü üzerinde analiz etmek çok öğretici. Ben bu yöntemi bulduğumda perspektif çizim öğrenim süreci hızlandı. Çizim becerisi teoriden değil, gözlemden büyüyor.