Yoga başlangıç deneyimim evdeydi. Mat'ı açtım, yere serip baktım. Sonra ne yapacağımı bilemedim. İnternetten bir video açtım. İlk pose'da yere uzanmam gerekiyordu. Kolay, düşündüm. Değildi. Fiziğim o kadar rijitti ki bazı hareketleri denediğimde kaslarım uyarı verdi. Yoga başlangıç deneyiminin ilk günü, kendimi sporcudan çok hasta gibi hissettim. Masum görünen hareketler bu kadar zor olabilir miydi? İkinci gün yine açtım mat'ı. Aynı video, aynı deneme. Biraz daha ileri gidebildim. Üçüncü gün, dördüncü gün. Her seferinde bir şey daha açılıyor gibiydi. Birinci haftanın sonunda bir sürpriz bekliyordum: daha esnek, daha sağlıklı. Olmadı. Ama bir şey değişti: sabah kalktığımda bel ağrım yoktu. Bu fark küçük ama somuttu. Yoga başlangıç deneyiminde en çok zorladığım şey zihni durdurmaktı. Bir poze giriyorum, ama kafam yarın ne yapacağımı düşünüyor. Video "nefesinize odaklanın" diyor. Deniyorum. Çok zor. Bir ay sonra kısa bir farkındalık anı yaşadım. Tam bir poze girmiştim, nefes düzenliydi, kafam sadece oradaydı. Beş saniye sürdü belki. Ama farklıydı. Yoga başlangıç deneyimi beni sabırlı bir yoga ustasına dönüştürmedi. Hâlâ aynı basit rutini yapıyorum. Ama esnekliğim arttı, sabah ağrılarım azaldı ve o beş saniyelik sessizliği bulmak için devam ediyorum.