Temmuz 1914'te Avusturya-Macaristan'ın Saraybosna'da verilen tek bir silahlı suikast emrinin ardından dünyanın nasıl dört yıllık bir kana bulandığını anlamak, tarihin en çarpıcı dersleri arasındadır. Ama Birinci Dünya Savaşı nedenleri arasında Arşidük Franz Ferdinand suikastını tek başına saymak yanıltıcı olur; bu tablo çok katmanlı bir gerilimin son kıvılcımından ibaretti. Avrupa 1914'e gelirken zaten barut fıçısına dönmüştü. Birinci Dünya Savaşı nedenleri incelendiğinde dört ana başlık öne çıkar: milliyetçilik dalgası, emperyalist rekabet, ittifak sistemleri ve silahlanma yarışı. Almanya ile İngiltere arasındaki deniz gücü yarışı, Fransa ile Almanya arasındaki Alsace-Lorraine gerginliği ve Balkanlar'daki parçalanma; bunların her biri tek başına patlayıcı bir potansiyel taşıyordu. Bir araya gelince, küçük bir kıvılcım büyük bir yangını tetiklemeye yetti. İttifak mekanizması domino taşları gibi devrildi. Avusturya-Macaristan Sırbistan'a savaş ilan etti; Rusya Sırbistan'ı desteklemek için seferber oldu; Almanya Rusya'ya, ardından Fransa'ya savaş açtı; Belçika'nın işgali üzerine İngiltere de katıldı. Haftalar içinde neredeyse bütün Avrupa savaş halindeydi. Kimse dört yıl süreceğini tahmin etmemişti. Savaş, insan tarihinde daha önce görülmemiş bir yıkım sergiledi. Siperlerde yaşanan koşullar, havanın ağır koku, çamur ve ölüm içinde donup kaldığı bir cehennemi andırıyordu. Kimyasal silahlar ilk kez bu savaşta seri olarak kullanıldı; tanklar ve uçaklar cepheye girdi. Birinci Dünya Savaşı nedenleri kadar sonuçları da tarihi dönüştürdü: Yaklaşık 17 milyon insan hayatını kaybetti. Savaşın siyasi faturası dört büyük imparatorluğun çöküşüyle ödendi: Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Alman ve Rus imparatorlukları haritadan silindi. Yeni devletler doğdu; yeni sınırlar çizildi. 1919'da imzalanan Versailles Antlaşması, Almanya'yı ağır koşullara bağladı. Tarihçilerin büyük çoğunluğu bu koşulların yarattığı ekonomik çöküşün ve ulusal aşağılanmanın İkinci Dünya Savaşı'nın hazırlayıcısı olduğunu savunur. Birinci Dünya Savaşı nedenleri arasında sayılan milliyetçilik dalgası, savaşın ardından daha da şiddetlendi. Orta Doğu'da bugüne kadar uzanan sınır anlaşmazlıklarının tohumları bu dönemde atıldı. Sykes-Picot düzenlemesi bölgeyi cetvelle böldü; bu yapay çizgiler onlarca yıl boyunca çatışma kaynağı olmaya devam etti. Hiçbir savaş boşlukta patlamaz. Birinci Dünya Savaşı, birikmiş gerginliklerin, yarı kör ittifakların ve kontrol edilemeyen milliyetçi ateşin ürünüydü. Ve bıraktığı derin izler, dünya siyasetini yeniden biçimlendirirken sıradan insanların hayatlarını sonsuza dek değiştirdi.