Mikoriza ağı keşfim, bir sonbahar yürüyüşünde tamamen tesadüfen gerçekleşti. Orman yolunda yürürken bir kayın ağacının dibinde bir küme mantar dikkatimi çekti. Şapkası sarımtırak, sapı düzgün, gözü güzeldi. Toplamayı düşündüm ama ne olduğunu bilmiyordum. Fotoğrafladım, eve gidince tanımlamaya çalışacaktım. Araştırırken rastladım: bu mantar, kayın ağacıyla mikoriza ilişkisi kuran türdendi. Mikoriza ağı keşfi benim için o an başladı. Mantar ve ağaç arasındaki bu ilişki beni derinden etkiledi. Mikoriza ağı ne demek? Mantar iplikleri, hifler, ağacın köklerine bağlanıyor. Mantar, ağaca topraktan su ve mineral sağlıyor. Ağaç ise fotosentezle ürettiği şekerleri mantara aktarıyor. Karşılıklı bir ortaklık. Ama daha ilginç kısmı şu: ormanın altında bu ağların birbirlerine bağlandığı dev bir ağ var. Ağaçlar birbirleriyle bu ağ üzerinden kaynak aktarıyor. Mikoriza ağı keşfimi derinleştiren şey şu bilgi oldu: yaşlı, büyük ağaçlar, "anne ağaçlar" deniyor bazı araştırmalarda, genç ağaçlara besin gönderiyor. Gölgede kalan bir fidan, ışık alamadığında bile bir süre hayatta kalabiliyor çünkü komşu ağaçlar destekliyor. O kayın mantarına bakarken şunu düşündüm: zemin altında, sessizce, görünmez bir dayanışma ağı var. Bu ağı görmeden ormanı anlamak mümkün değilmiş. Artık ormana her girdiğimde ayaklarımın altında ne olduğunu düşünüyorum, toprak değil, canlı bir ağ var orada.