Erikson psikososyal gelişim kuramı, yaşam boyu devam eden sekiz psikososyal kriz aşamasını tanımlar. İlk çocukluk dönemini kapsayan ikinci aşama, yaklaşık 18 ay ile 3 yaş arası, özerklik karşısında utanç ve şüphe çatışmasıyla karakterizedir. Bu dönem, çocuğun kendi bedensel ve bilişsel kapasitelerine ilişkin öz-referanslı yargı sistemini inşa ettiği kritik bir psikomotor olgunlaşma evresiyle çakışır. Özerklik kazanımının temel mecrası, tuvalet eğitimi gibi bedensel kontrol pratikleri ile nesne manipülasyonunu içeren keşif davranışlarıdır. Bu pratiklerde tutarlı destek alan çocuk, inisiyatif alma konusunda sağlam bir intrapsişik temel oluşturur. Buna karşın aşırı kısıtlayıcı ya da tutarsız bakım ortamlarında yetişen çocuklarda utanç duygusu işlevsel bir tehdit algısına dönüşerek ilerleyen aşamalardaki girişimcilik gelişimini sekteye uğratır. Erikson psikososyal gelişim kuramı bağlamında bu dönemin klinik önemi iki boyutludur: Birincisi, ebeveyn tutumunun dolaylı değil doğrudan psikopatoloji riskini şekillendirdiği gösterilmiştir; aşırı utandırma deneyimleri, yetişkinlikteki mükemmeliyetçi ve sınır koyma güçlüğü örüntüleriyle ilişkilendirilmektedir. İkincisi, bu dönemdeki özerklik kazanımı diğer gelişim aşamalarının temel taşını oluşturur; eksik tamamlanan özerklik, üçüncü aşamadaki girişim-suçluluk krizinin çözümünü de zorlaştırır. Kuramın eleştirmenlerinin öne sürdüğü kültürel evrensellik sorunu ise geçerliliğini büyük ölçüde korumaktadır: Batı bireyci kültürlerindeki özerklik normlarının kolektivist toplumlara ne ölçüde uygulanabileceği, karşılaştırmalı gelişim araştırmalarında yanıt bekleyen sorular arasında yer almaktadır.