Çok oyuncak çocuk mutluluğu ilişkisi, pek çok ebeveynin varsaydığı kadar doğrusal değil. Aksine, araştırmalar oyuncak sayısı arttıkça çocukların oyunlarının yüzeyselleştiğini ve daha az yaratıcı oyun oynadığını ortaya koyuyor. Çocukları mutlu etmek isteyen ebeveynler çoğu zaman oyuncak satın almayı sevgi göstergesi olarak görür. Bu hem anlayışlı hem de sorunlu bir refleks. Çok oyuncak çocuk mutluluğunu artırmak bir yana, dikkatini dağıtıyor ve her birine gerçek anlamda odaklanmasını engelliyor. Çocuk bir oyuncağı keşfetmeden diğerine geçiyor. Toledo Üniversitesi'nde yapılan araştırma, az sayıda oyuncakla oynayan çocukların daha uzun süre, daha yaratıcı ve daha odaklı oyun oynadığını gösterdi. Kısıtlı kaynak hayal gücünü tetikliyor. Çok oyuncak ise tam tersine, hayal gücünün oyuncakların içinde kaybolmasına yol açıyor. Bir diğer sorun, çok oyuncak çocuk mutluluğu yanılgısının tüketim kültürüyle beslenmesi. Reklamlar çocukları hedef alır ve aileleri sürekli satın alma baskısı altında bırakır. Bu döngü hem aile bütçesine hem de çocuğun değer anlayışına zarar verir. Alternatif yaklaşım basit: Daha az ama daha çok yönlü oyuncaklar seçmek. Tahta bloklar, çizim malzemeleri, Lego türü yapı parçaları çocukların yaratıcılığını besler. Miktardan çok anlam yaratıcılığı besler; bu gerçeği görmek için oyuncak marketine gitmek değil, çocuğunuzu izlemek yeterli.