İnşaat ruhsatı alınmadan yapılan yapılar yasal olarak kaçak yapı statüsünde değerlendirilir. Bu durumun hem idari hem de hukuki sonuçları ağır olabilir. İdari yaptırımlar açısından belediyeler, ruhsatsız yapıyı tespit ettikten sonra önce yapım durdurma kararı verir. Devam edilmesi halinde yapı yıkım kararıyla sonuçlanabilir. İnşaat ruhsatı eksikliği nedeniyle uygulanan para cezaları, yapının büyüklüğüne ve konumuna göre değişir. Hukuki boyutta ise yapının tapu sicilinde kayıt dışı kalması ciddi sorunlar doğurur. Elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri açılamaz; ruhsatsız yapıya bağlantı yapan kurumlar da yaptırımla karşılaşabilir. Bunun yanı sıra yapı satılamaz, ipotek konulamaz ve miras devrinde ciddi güçlükler ortaya çıkar. Afet sigortası (DASK) da inşaat ruhsatı bulunmayan yapılar için geçerli değildir. Deprem ya da doğal afet durumunda tazminat hakkı kullanılamaz. Son olarak, yapı imar planına aykırıysa yıkım kararı kesinleştiğinde bir yargı kararına gerek bile olmayabilir; belediye resen yıkım uygulayabilir. Bu nedenle ruhsat almak, inşaat sürecinin en kritik ve öncelikli adımı olarak ele alınmalıdır.