İkisi de kısmen doğru ama birbirinden farklı şeyler anlatıyor. Evrenin genişlemesi, galaksilerin uzayda bir yerden başka bir yere hareket etmesi değil; galaksiler arasındaki uzayın kendisinin gerilip büyümesidir. Bunu anlamak için bir balon düşünün. Balonun üzerine birkaç nokta çizin ve balonu şişirin. Noktalar balonun yüzeyinde sabit kalır ama aralarındaki mesafe büyür. Hiçbir nokta diğerine doğru hareket etmez; yüzey genişler. Evrenin genişlemesi tam olarak böyle çalışır. Galaksiler, bu genişleyen uzay dokusunun içinde görece sabit kalabilir ya da kendi çekim etkileşimleriyle birbirlerine yaklaşabilir. Andromeda galaksisi, Samanyolu'na yaklaşıyor, bu gerçek bir hareket. Ama uzak galaksiler bizden uzaklaşıyor gibi görünüyor; bu uzaklaşma onların hareketinden değil, evrenin genişlemesinden kaynaklanıyor. Evrenin genişlemesinin ilginç bir sonucu: Çok uzak galaksiler, ışık hızından daha hızlı uzaklaşıyor gibi gözüküyor. Bu, özel görelilik teorisini çiğnemiyor çünkü galaksiler uzayda ışık hızından hızlı hareket etmiyor, uzayın kendisi genişliyor ve bu genişlemenin hızının bir sınırı yok. Kısaca: Galaksiler de hareket ediyor, evren de genişliyor. Ama uzak galaksilerin bizden uzaklaşmasının asıl nedeni evrenin genişlemesidir, galaksilerin aktif hareketi değil.