Bebeğimiz doğduğunda bütçemiz çok sıkıydı. Mama koltuğunu listemize ekledik ama almayı erteledik. Bir süre sonra 'zaten idare ediyoruz' diye ertelemeyi normalleştirdik. Ve gerçekten bir yıl boyunca mama koltuğu alternatifi yöntemlerle geçirdik. İlk aylarda bebek kolumuzda ya da kucağımızda yiyordu. Bu hem bağlanma açısından güzel hem de pratikte çok yorucuydu. Bir elinle yemek yedirirken diğer elinle bebeği tutmak, üstüne bir de kendi yemeğinizi yemeye çalışmak, bu döngüyü bilmeden yaşayanlar bilir. Mama koltuğu alternatifi olarak önce yüksek sandalyeyi denedik. Yaş için erken kaldı. Sonra dizimizde oturtup masaya yaklaştırmayı denedik. Sonra bebek minderi üzerinde yerdeyken mama vermeyi. Her yöntemin kendi zorlukları vardı, hiçbiri gerçekten konforlu değildi. Sekiz ay dolunca bir arkadaşımızdan ikinci el mama koltuğu aldık. O ilk oturduğu günü hiç unutmuyorum: hem o rahat görünüyordu hem de ben. Ellerin serbest kalması, bebeğin sabit bir pozisyonda durması, bu kadar basit bir şeyin bu kadar fark yaratacağını öngörememişim. Mama koltuğu alternatifi yöntemler kesinlikle işe yarıyor, ama bir şeyi fark ettim: o yöntemler sizi yoruyor ve zamanla bebeği beslemek stresli bir rutine dönüşüyor. Mama koltuğu bu stresi kaldırıyor. Bütçe kısıtlı olsa bile ikinci el veya ödünç almak çok mantıklı. Bu deneyimden çıkardığım en net sonuç bu.