Amatör tiyatro topluluğuna katılmadan önce kafamda net bir resim vardı: sıcak, destekleyici bir ortam, eğlenceli provalar, herkesi kucaklayan bir ekip. Gerçek farklıydı. Amatör tiyatro topluluğunun ilk provasına gittiğimde yabancı gibi hissettim. Herkes birbirini tanıyordu, iç şakalar uçuşuyordu. Ben köşede bekliyordum. İlk iki hafta zordu. Bir de rekabet boyutu vardı. Amatör kelimesi 'rahat' anlamına gelmiyordu. Rol dağıtımı ciddi alınıyordu, bazı oyuncular küçük roller için gerçek hayal kırıklığı yaşıyordu. Bunu beklemiyordum. Ama amatör tiyatro topluluğunun bana verdiği şeyler de beklentilerimi aştı. Üç ayın sonunda o topluluğun bir parçası hissettim. Çünkü prova stresini birlikte yaşayınca bağ kuruluyordu. Birinin repliğini hatırlatmak, birinin kostümünü düzeltmek küçük ama gerçek paylaşımlar. Bir de oyunu sahnelediğimizde seyirci tepkisi bambaşka bir deneyim sundu. 'Biz bunu yaptık' duygusu amatör ya da profesyonel fark etmiyor; o duygu eşit şiddette vuruyor. Amatör tiyatro topluluğu bir yerden başlamak isteyenler için doğru seçim. Ama romantize etmeden gidin. Çalışma var, dinamik var, bazen gerilim var. Ve bu gerçekçilik, deneyimi değerli kılan şey.