Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun son toplantısı, işveren sendikaları ile işçi sendikaları arasındaki derin görüş ayrılıklarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Asgari ücret görüşmeleri, enflasyon ve satın alma gücü kayıpları üzerine yoğunlaşırken taraflar ortak bir noktada buluşamadı. Asgari ücret görüşmelerinde işçi sendikalarının talebi, bir önceki dönem belirlenen rakamın yüzde altmış üzerinde güncellenmesi yönünde. İşveren temsilcileri ise ekonomik koşullar ve istihdam kaygılarını gerekçe göstererek çok daha düşük bir artış oranı önerdi. Aralarındaki makas, her iki tarafın müzakere pozisyonlarından çok, enflasyon verilerine dair yorumların farklılığından kaynaklanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, asgari ücret görüşmelerinde arabulucu bir rol üstlenerek ek toplantı tarihleri belirledi. Bakanlığın son olarak sunduğu çerçeve önerisinin her iki taraf tarafından da yetersiz bulunduğu öğrenildi. Uzlaşmanın yasal son tarih olan aralık ayı sonuna kadar sağlanması bekleniyor. Ekonomistler, asgari ücret görüşmelerini yakından takip ediyor. Belirlenen rakamın hem tüketim harcamaları hem de küçük işletmelerin maliyet yapısı üzerinde doğrudan etkisi olacak. Yüksek bir artışın enflasyonu besleyip beslemeyeceği, düşük bir artışın ise çalışan yoksulluğunu derinleştirip derinleştirmeyeceği tartışması, akademisyenler ve politika yapıcılar arasında sürmekte. Kayıt dışı istihdamın asgari ücret tartışmalarına gölge düşüren yapısal bir sorun olmayı sürdürdüğü de görüşmelerde dile geldi. Belirlenen rakamın ne kadar çalışanı fiilen kapsadığı, müzakerelerin pratik anlamını büyük ölçüde belirliyor. Sendika temsilcileri kayıt dışılığın çözülmeden yapılan her artışın etkisinin sınırlı kalacağını vurguluyor.