Tiyatroda alkış kuralları, hem sahne sanatçılarına saygıyı hem de diğer seyircilerin deneyimini gözetir. Bu kurallar tiyatro türüne ve kültüre göre biraz farklılaşsa da genel geçer bir çerçeve vardır. En temel tiyatroda alkış kuralı şudur: perdeyi veya sahneyi bölmeden önce alkışlamak uygun değildir. Oyun sürerken diyalog arasında veya sahne geçişinde ani alkış, hem oyuncuların konsantrasyonunu hem de diğer seyircilerin dikkatini bozar. Oyun başlamadan önce orkestra şefinin veya oyuncuların sahneye çıkışı alkışlanabilir; bu nezaket ifadesinin bir parçasıdır. Operalarda veya müzikallerde güçlü bir aryadan sonra alkış yapılması geleneği vardır ve sahne ayakta beklenir. Tiyatroda alkış kuralları bu açıdan opera ve tiyatro arasında farklılaşır. Perde arasında alkış yapmak doğaldır: birinci perde bittiğinde ışıklar açılmadan önce seyirci sahneye alkış gönderir. Bu hem oyuncuları hem de teknik ekibi ödüllendirir. Oyun sona erdiğinde curtain call (perde şükranı) başlar: oyuncular sahneye çıkarak eğilir, seyirci alkışlar. Performanstan etkilenilmişse ayakta alkış (standing ovation) yapılabilir; ancak bu bireysel bir tercih olup zorla bir toplu harekete dönüşmemelidir. Tiyatroda alkış kuralları bağlamında sessiz kalmak da bir saygı ifadesidir: telefon sesi, gürültülü yeme içme ve fısıltılı konuşmalardan kaçınmak, sessizlik yoluyla yapılan en güçlü saygı göstergesidir.