Anadolu Medeniyetleri Müzesi incelemesi yapmadan önce şunu söylemek gerekiyor: bu müze, Türkiye'nin en yoğun uluslararası takdire mazhar olan arkeoloji müzesi olma özelliğini sürdürüyor. Ama bu itibarın altında gerçekten ne var? Koleksiyonun Özgünlüğü Müzenin temel koleksiyonu Paleolitik dönemden Demir Çağı'na uzanan geniş bir zaman dilimini kapsıyor. Çatalhöyük neolitik eserleri, Alacahöyük Tunç Çağı buluntuları ve Hitit artefaktları; Anadolu'nun arkeolojik katmanlarını sistematik biçimde sunan az sayıdaki koleksiyondan birini oluşturuyor. Anadolu Medeniyetleri Müzesi incelemesinde en dikkat çekici parça grubu hiç şüphesiz Hitit eserleridir. Kabartma taşlar, arma stelleri ve ritüel kaplar; erken demir çağının estetik dilini belgeler nitelikte. Bu eserlerin Ankara'da sergileniyor olması bir şans; çünkü Hitit kalıntılarının coğrafi merkezi olan Hattuşaş'a olan yakınlık tarihsel anlam katıyor. Sergileme Kalitesi ve Eksikler Müzenin temel sınırlaması sergileme standartlarının tutarsızlığı. Bazı vitrinler etiketleme ve ışıklandırma açısından uluslararası standartları yakalıyor; diğerleri ise oldukça geri planda kalıyor. Etiket çevirileri kimi noktalarda yetersiz ya da güncel olmayan bilgi içeriyor. Anadolu Medeniyetleri Müzesi incelemesinde belirtilmesi gereken bir pratik konu: ziyaretçi kapasitesi sınırlı, özellikle yoğun sezonlarda sabah saatlerinde ziyaret önerilebilir. Ek rehberli tur almak bazı sergileme boşluklarını kapamaya yardımcı oluyor. Dünya Standartlarıyla Karşılaştırma British Museum ya da Pergamonmuseum ile karşılaştırıldığında sergileme teknolojisi ve bağlamlandırma derinliği açısından Anadolu Medeniyetleri Müzesi geride kalıyor. Ama koleksiyonun özgünlüğü ve kaynaklandığı coğrafyayla ilişkisi bakımından bu müze dünya çapında eşsiz bir konumda.