Tiyatro yönetmeni deneyimi her yönetmenle yeniden başlıyor. Ben üç farklı yönetmenle çalıştım ve her biri oyunculuğuma farklı bir katman ekledi. İlk yönetmenimle tiyatro yönetmeni deneyimim sıkı disiplin üzerineydi. Teknik mükemmeliyetçiydi. Repliklerin tam zamanlanması, vücut pozisyonları, ses yüksekliği... Her şeyin yerli yerinde olmasını istiyordu. Provalar yorucuydu ama beni teknik açıdan sağlamlaştırdı. İkinci yönetmen tam tersi bir anlayışla çalışıyordu. Ona göre teknik araç, duygu amaç. Bizi karakterimizin geçmişini yazmayla başlattı. 'Bu karakter kim? Ne istedi? Neden burada?' sorularını sordurdu. Tiyatro yönetmeni deneyiminde bu yönetmen karakterlere derinlik katmayı öğretti. Üçüncü yönetmen ikisinin arasında bir yerdeydi. Tekniği ciddiye alıyordu ama sonucu değil süreci önemsiyordu. Provada bir şeyler denememize izin verdi, başarısız olmamıza izin verdi. Tiyatro yönetmeni deneyiminde en büyük denemeyi bu yönetmenle yaşadım. Üç yönetmenin bana ortak öğrettiği şey: oyunculuk bir takım işidir. Yönetmen ne kadar güçlü olursa olsun sizi taşıyamaz; sizi yönlendirebilir, oradan siz yürürsünüz. Şimdi yeni bir yönetmenle çalıştığımda merak ediyorum: 'Bu seferki bana ne katacak?' Tiyatro yönetmeni deneyimi her seferinde yeni bir öğretmen.