Dizel benzinli araç karşılaştırma deneyimimi yaşamak için üç yılım gerekti. Dizel araçla başladım çünkü o zaman yıllık kilometre ortalaması yüksekti; uzun yollar, sık şehirlerarası yolculuklar. Dizel mantıklı geldi. Ama hayat değişti, şehir içi kullanım arttı ve ilk benzinli geçişimi yaptım. Dizel benzinli araç karşılaştırmasında ilk dikkat çeken şey motor sesi. Dizel araçlarda o düşük frekanslı tıkırtıya o kadar alışmışım ki benzinlinin sessizliği başta garip hissettirdi. İlk hafta araçta bir şeyler eksikmiş gibi hissettim; motor bozuk mu diye kontrol ettim. Hayır, sadece farklıydı. Yakıt tüketimi şehir içinde beklediğimden daha iyi oldu. Dizel araçta şehir trafiğinde tüketim yüksekti; sık duruş ve kalkışlarda dizel verimliliğini kaybeder. Benzinli bu açıdan şehirde daha dengeli davrandı. Bakım maliyetleri de değişti: Dizel araçta yağ değişim aralığı daha uzundu ama filtreler, DPF arızası gibi kalemler vardı. Benzinlide bakım daha basit ve sık ama her seferinde daha az maliyetli. En beklenmedik fark: Soğuk havada çalışma. Dizel araç kış sabahları bir ısınma süreci istiyordu, benzinli hemen hazır. Bu küçük ama günlük konforumu artırdı. Dizel benzinli araç karşılaştırma deneyiminden çıkardığım pratik sonuç: Yıllık 20.000 kilometrenin üzerindeyseniz ve uzun yollar sıklıkla kullanıyorsanız dizel hâlâ avantajlı. Ama şehir içi ağırlıklı kullanımda benzinli hem daha rahat hem daha az zahmetli. Kimseye kesin bir yönlendirme yapamam; kullanım alışkanlığınız doğru kararı belirliyor.