UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Komitesi'nin son toplantısında üç geleneksel dans daha korunan listesine alındı. UNESCO dans mirası kararları, kültür dünyasında her yıl olduğu gibi geniş yankı uyandırdı; yeni eklemeler farklı kıtalardan toplulukların yoğun diplomatik çabalarının ürünü. Listeye alınan danslardan biri Güney Amerika kökenli, diğeri Güneydoğu Asya'dan, üçüncüsü ise Batı Afrika geleneğinden geliyor. Her üç dans da kuşaklar arası aktarımla yaşatılan, doğaçlama unsurları barındıran ve toplumsal törenlerin ayrılmaz parçası olan türler olarak tanımlandı. UNESCO dans mirası sürecinde başvuruyu yapan ülkelerin sunduğu koruma planları ve topluluk temsili de değerlendirmenin belirleyici unsurları arasında yer aldı. Türkiye'nin bu alandaki birikimi de dikkat çekici. Halayın çeşitli biçimleri daha önce UNESCO listelerine girmiş; yurt içinde de halk oyunlarının yaşatılmasına yönelik kurumsal çabalar sürdürülüyor. Kültür Bakanlığı ile Türk Halk Oyunları Federasyonu'nun ortaklaşa yürüttüğü arşivleme ve belgeleme projeleri, olası yeni başvurular için altyapı hazırlıyor. UNESCO dans mirası mekanizması, eleştirileri de beraberinde getiriyor. Kültür araştırmacılarının bir kısmı, listeleme sürecinin entelektüel mülkiyet gerilimleri doğurduğunu ve coğrafi sınırları aşan dans geleneklerinde hangi devletin başvuru yapacağı konusunda çatışmalara yol açabildiğini vurguluyor. Bazı toplulukların kendi geleneklerini resmi bir "miras" statüsüne sokulması yerine yaşayan pratikler olarak sürdürmeyi tercih ettiği de not ediliyor. Alan uzmanları, UNESCO dans mirası listesinin pratik korumanın ötesinde küresel bir görünürlük sağladığını kabul ediyor. Turizm, eğitim ve kültürel diplomasi açısından taşıdığı değer nedeniyle listeleme, pek çok ülkenin kültür politikası gündeminde stratejik bir öncelik olarak yerini koruyor.