Flat design skeuomorphism karşılaştırması, kullanıcı arayüzü tasarımının son on beş yılındaki en belirleyici estetik tartışmalarından birini temsil eder. Bu iki felsefe gerçekliği taklit etme ile soyutlama arasındaki gerilimi somutlaştırır. Skeuomorphism, dijital arayüzlerin fiziksel dünya nesnelerini taklit etmesi ilkesine dayanır. Deri dokulu not defteri uygulaması, metal ızgara efektli düğmeler, gölgeli ve hacimli ikonlar: bunlar skeuomorphic tasarımın örnekleridir. Flat design skeuomorphism karşılaştırmasında skeuomorphism'in avantajı özellikle erken dönem dijital arayüzlerde belirgindir: kullanıcılar tanıdık fiziksel metaforlar aracılığıyla arayüzü daha hızlı kavrar. Skeuomorphism'in dezavantajları zaman içinde netleşti. Detaylı doku ve efektler dosya boyutlarını artırır, farklı ekran çözünürlüklerinde tutarlı görünmez ve görsel olarak kalabalık bir his bırakabilir. Flat design ise süslemeyi minimuma indirerek sade geometrik şekillere, düz renklere ve net tipografiye odaklanır. Flat design skeuomorphism karşılaştırmasında flat tasarımın gücü ölçeklenebilirliktir: herhangi bir ekran boyutunda ve çözünürlüğünde tutarlı görünür. Yükleme performansı iyileşir, görsel hiyerarşi netleşir. Flat design'ın eleştirisi ise kullanılabilirlik konusundadır. Hangi öğenin tıklanabilir, hangisinin dekoratif olduğunu ayırt etmek zorlaşabilir. Düğmeler düz renk bloklarına indirgendiklerinde, hangi öğenin etkileşim için tasarlandığı belirsizleşir. Bu tartışmadan "Material Design" ve benzeri sistemler doğdu: flat tasarımın temizliğini korurken, derinlik ve hiyerarşi için sınırlı gölge ve katman kullanımını yeniden benimsedi. Flat design skeuomorphism karşılaştırması yüz yüze yapıldığında, gerçek dünyada başarılı tasarımların çoğunun iki uç arasında bir denge noktası bulmayı tercih ettiği görülür.