Logaritma korkusu başladığında nedenini bilmiyordum. Hoca tahtaya log(x) yazıyordu, sınıf duruyordu, ben de duruyordum. Üstel fonksiyon gelmişti bir derste, anlamıştım. Sonra logaritma geldi ve kafam karıştı. O dönem için şimdi geriye dönüp baktığımda bir şeyi görüyorum: logaritma "tersine gitmek" gerektiriyor. 2³ = 8 kolay. Ama "2'nin kaçıncı kuvveti 8 eder?" sorusu farklı bir düşünme gerektiriyor. Cevap belli olmayan bir soru, ters mühendislik gibi. Logaritma korkusu bende soyutlama korkusuyla birleşmişti. Soyut sembolleri gördüğünde kavramı aramak yerine formüle sığınıyorsunuz. Ben de log kurallarını ezberledim ama arka planı anlamadım. Üniversitede mühendislik dersleri alınca logaritma her yerde karşıma çıktı. Desibel, pH, büyüklük ölçeği, bilgisayar algoritmaları, hepsi logaritmik. O zaman anladım neden var: çok büyük veya çok küçük aralıkları yönetilebilir ölçeklere sıkıştırmak için. Logaritma korkusu bende "bu ne işe yarıyor" sorusunu sormadığım için oluşmuştu. Uygulamayı görünce, "ah, bu yüzden" diyebildim. Lise döneminde bunu gösterecek biri olsa korkum bu kadar uzun sürmezdi. Şimdi logaritmayı rahatça kullanıyorum. Ama o lise dönemindeki korkuyu unutmuyorum, öğrencilere yalnızca formülü değil, neden sorusunu sormayı öğretmek gerekiyor.