"Kurumsal işte güvence var ama girişimcilik özgürlük." Bu cümle, kariyer söyleminde o kadar tekrarlandı ki artık sorgulanmadan kabul ediliyor. Girişimci iş güvencesi meselesi ise tam tersini gösteriyor: Çoğu zaman kurumsal iş, girişimciliğe kıyasla çok daha öngörülebilir bir gelir akışı sunuyor. Girişimcinin geliri başlangıçta belirsiz, genellikle yok, zaman zaman negatif. Kendi işini kuran kişi çoğunlukla hem çalışan hem işveren sorumluluğunu taşıyor; sağlık sigortasını, emeklilik planlamasını ve vergi yönetimini bireysel olarak üstleniyor. Bu yükler, kurumsal çalışanın fark etmeksizin yararlandığı yapısal güvenceler. Girişimci iş güvencesi tartışmasında başarısızlık istatistiklerini görmezden gelmek mümkün değil. İlk beş yılda girişimlerin büyük çoğunluğu kapanıyor. Bu kapanmalar birer öğrenme deneyimi olarak sunulabiliyor, ve öyle olabiliyorlar. Ama finansal yük, fırsat maliyeti ve psikolojik bedelini de görmek gerekiyor. Öte yandan kurumsal işin de güvencesizlik boyutu var: İşten çıkarmalar, şirket birleşmeleri, sektör değişimleri. "Güvenli iş" kavramı da artık eskisi kadar sağlam değil. Girişimci iş güvencesi eleştirisi bu gerçeği görmezden gelmiyor. Asıl mesele şu: Girişimcilik, risk toleransı yüksek, belirsizlikle barışık ve çoğunlukla finansal yastığa sahip kişiler için anlamlı bir kariyer seçimi. Ama bunu iş güvencesinin alternatifi olarak sunmak, riski romantize ediyor. Birini diğerine tercih etmek için kişisel koşulları ve gerçek riskleri görerek karar vermek, sloganlardan çok daha sağlıklı bir yaklaşım.