Aristo hamartia kavramı, Poetika'nın trajedi analizinin merkezine yerleştirilmiş ve yüzyıllarca yanlış okunmuş bir terimdir. Hamartia sıklıkla „trajik kusur\" ya da ahlaki zaaf olarak çevrilmiş olsa da Aristoteles'in Yunancasında bu kelime daha çok „hata\" ya da „yanlış hesap\" anlamına gelir ve ahlaki kategoriye değil pratik epistemik bir yanılgıya işaret eder.\n\nAristo hamartia kavramının Poetika'daki işlevi, trajik kahramanın başına gelenin ne salt şanssızlıktan ne de tam suçluluktan kaynaklandığını göstermektir. Kahraman, seyircinin özdeşleşebileceği (homoios, „bizim gibi\") ama aynı zamanda bizden üstün bir konumda olan (arête, erdem sahibi) biridir. Hamartia, bu yapıyı mümkün kılan bağlantı noktasıdır: kahraman bir hata yapar ya da kritik bir şeyi bilemez ve bu eksiklik, ahlaki zaaf değil, kaçınılmaz bir düşüşe zemin hazırlar.\n\nOedipus Rex, Aristo hamartia kavramının prototipik örneği olarak Poetika'da referans gösterilir. Oedipus'un hamartia'sı kötü niyette değil bilgisizliktedir, gerçeği bilmeden davranır. Bu yapı, trajedinin katharsis etkisini üretmek için gerekli olan elem (eleos) ve korku (phobos) bileşenini açıklar: korku kendimizde de bu yanılgının mümkün olduğunu hissettirmesi, elem ise yanılgının trajik sonucunu izlemekten kaynaklanır.\n\nHamartia'nın yanlış „moral flaw\" okuması, Rönesans dönemi İtalyan dramaturgisinden itibaren egemen olmuş ve Shakespeare trajedileri bu lens aracılığıyla okunmuştur. Ancak filolojik çalışmalar bu okumayı güçlü biçimde sorgulamaktadır; kavramın Aristoteles bağlamındaki epistemik boyutu çağdaş dramaturgik analizde giderek daha fazla ağırlık kazanmaktadır.