Sigorta primi dengesizliği, sigorta sektöründe yapısal bir sorun olarak uzun süredir gündemde. Hasarsız geçen yıllar sonrasında bile primler düşmüyor; aksine sigorta şirketleri sektör genelindeki zarar oranlarını gerekçe göstererek tüm müşterilere yüksek fiyat uygulayabiliyor. Bu yaklaşım, düşük riskli sürücüler aleyhine çalışan bir çapraz sübvansiyon yaratıyor. Sigorta primi dengesizliği sorununun özünde veri kullanımına ilişkin bir soru var: Sigorta şirketleri bireysel risk profillerini ne kadar doğru hesaplıyor? Telematik sistemler ve araç takip verileri ile kişiselleştirilmiş fiyatlandırma mümkün olmasına karşın, bu teknolojiler henüz geniş tabana yayılmış değil. Hasara göre prim artışı mekanizmaları da simetrik işlemiyor; hasar yapana ceza uygulanıyor ama hasarsıza anlamlı ödül verilmiyor. Düzenleyici kurumların bu dengesizliği aktüeryal şeffaflık zorunluluğuyla ele alması gerekiyor. Prim hesaplama metodolojilerinin bağımsız denetimden geçmesi, tüketicinin hangi faktörlerin fiyatını belirlediğini öğrenme hakkının güvence altına alınması, uzun vadeli çözümün anahtarları. Sigorta primi dengesizliği sorunu çözülmediği sürece, tüketicilerin sektöre duyduğu güven erimaya devam edecek.