Piyasa düşmeden önce çık, dip yaparken gir. Piyasa zamanlaması imkansız savı, bu stratejinin kulağa mantıklı gelmesine rağmen neden pratikte çalışmadığını açıklamak istiyor. Akademik finans literatüründe piyasa zamanlaması üzerine yapılmış çalışmalar tutarlı bir sonuç üretiyor: Profesyonel yöneticiler dahil yatırımcıların büyük çoğunluğu, piyasaya sürekli yatırılı kalmanın gerisinde kalıyor. Bunun sebebi basit: Piyasanın en iyi günleri genellikle en kötü dönemlerin hemen ardından geliyor. Bu günlerde piyasa dışındaysanız uzun vadeli getirinin büyük bölümünü kaçırıyorsunuz. Piyasa zamanlaması imkansız argümanının temel mantığı şu: Fiyatlar zaten tüm kamusal bilgiyi içeriyor. Ekonomik haberleri okuyan, verileri inceleyen, analistlerin raporlarına ulaşan milyonlarca yatırımcı bu bilgileri aynı anda değerlendiriyor. Bunun sonucu olarak kamusal bilgiye dayalı bir zamanlamanın sistematik bir avantaj sunması teorik açıdan çok zor. Daha somut bir veri: Büyük piyasalarda herhangi bir yıl içindeki en iyi on günü kaçıran bir yatırımcının yıllık getirisi, sürekli yatırılı kalana göre dramatik biçimde düşüyor. Hangi günlerin bu "en iyi günler" olacağını önceden bilmek mümkün değil. Piyasa zamanlaması imkansız savı "piyasa hiç tahmin edilemez" anlamına gelmiyor. Değerleme açısından bazı dönemlerin diğerlerinden daha pahalı ya da ucuz olduğu söylenebilir. Ama bu gözlemin ticarete dönüştürülmesi, ne zaman girilip çıkılacağının bilgisi, pratikte tutarlı bir getiri üretmiyor.