Beden dili, insanların farkında olmadan sürekli verdiği bilgilerdir. Kolların nasıl tutulduğu, bakışın nereye kaydığı, oturma pozisyonu, ayak yönü, bunların hepsi mesaj taşır. Ve çoğu zaman bu mesajlar, söylenen sözlerden çok daha dürüsttür. Beden dilinin iletişimdeki payı üzerine pek çok araştırma yapılmıştır. Kesin yüzdeler tartışmalı olsa da, sözsüz iletişimin öneminin büyük olduğu konusunda uzlaşma var. Sesimizin tonu, yüz ifademiz ve fiziksel duruşumuz, sözlerimize anlam katar ya da onlarla çelişir. Beden dilini okurken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar: **Göz teması** Göz teması güven ve ilgi işaretidir. Çok az göz teması kaçınmayı ya da rahatsızlığı, çok fazlası ise baskı kurmayı işaret edebilir. İdeal olan, doğal ve dengeli bir göz temasıdır. Beden dilinin en çok konuşulan bileşenlerinden biridir. **Kolların pozisyonu** Kolları sıkıca kavuşturmak çoğunlukla savunmacılık ya da rahatsızlık olarak yorumlanır. Açık ve rahat kollar ise yakınlık ve açık fikirlilik işareti verebilir. Ama bağlamı da göz ardı etmemek gerekir; bazen biri sadece üşüdüğü için kollarını kavuşturuyordur. **Ayak yönü** Beden dili araştırmacıları, ayakların genellikle bilinçdışı tercih yönünü gösterdiğini söyler. Konuşurken ayakları kapıya dönük biri, zihinsel olarak oradan çıkmak istiyor olabilir. **Mikro ifadeler** Yüzde çok hızlı geçen, bazen saniyenin küçük bir kesrinde görünen kısa ifadelerdir. Gerçek duyguyu yansıttığı düşünülür. Eğitimle fark edilebilir hale gelir. **Sesten anlam çıkarmak** Ton, hız, ses yüksekliği, bunlar da beden dilinin parçasıdır. Yavaşlayan konuşma genellikle dikkat ya da vurgu ister; hızlanan konuşma heyecan ya da gerginliği işaret edebilir. Beden dilini okumayı öğrenmek, hem başkalarını daha iyi anlamayı hem de kendinizi daha etkili ifade etmeyi sağlar. Ama her davranış için kesin bir yorum yapmaktan kaçınmak gerekir; beden dili bağlamla anlam kazanır.