Bebek uyku eğitiminin işe yarayacağına inanmıyordum. On dördüncü haftada aylık beş altı kez gece uyanışı normal miydi diye sorgulamaya başlamıştım. Araştırdım. Birbirine zıt onlarca yaklaşım vardı. "Ağlasın uysun" diyenler, "asla ağlatma" diyenler, ikisi arasında bir yerde duranlar. Bebek uyku eğitimi konusunda ne kadar çok okusam o kadar kafam karışıyordu. Eşimle konuştuk. Bebeğimizin karakterini düşündük. Çabuk teselli olan, kucağa alındığında hızla sakinleşen bir bebekti. "Aralıklı kontrol" yöntemini denemeye karar verdik. İlk gece korkunçtu. Uyuturken bıraktık, ağladı. Ağlamasına rağmen iki dakika bekledik. Girdik, kucağa almadan, sesimizle sakinleştirmeye çalıştık. Çıktık. Tekrar ağladı. Bu sefer dört dakika. Tekrar girdik. Bebek uyku eğitiminin ilk gecesi 55 dakika sürdü. Eşim mutfakta ağladı. Ben koridorda yürüdüm. İkinci gece 30 dakika. Üçüncü gece 12 dakika. Yedinci gece uyutunca uyudu. İki hafta sonra bebek uyku eğitiminin sonuçlarını gördüm: Gece kesintisiz 6-7 saat uyuyan bir bebek ve ilk kez gerçekten dinlenmiş bir anne. Ama şunu da söylemeliyim: Bu her bebeğe uymuyor. Arkadaşım aynı yöntemi denedi, bebeği çok farklı tepkiler verdi. Onlar farklı bir yaklaşım seçti. Bebek uyku eğitimi evrensel bir tarif değil. Kendi bebeğinizi izleyin. Hangi sakinleştirme yöntemi onu en hızlı teselli ediyor? Hangi uyku ortamı onu en uzun süre uyutuyor? Bunları bulduğunuzda eğitim kendi şeklini alıyor. O yedi günün her gecesi aklımda. Zor geçti. Ama sonunda hepimiz kazandık.