Evrim teorisi anlatı hataları, yalnızca halk algısında değil; ders kitaplarında, popüler bilim yayınlarında ve zaman zaman bilim insanlarının kendi ifadelerinde de karşımıza çıkar. Bu hataların kökleri, hem evrim teorisinin karmaşık yapısında hem de bu karmaşıklığı sade bir anlatıya indirgeme baskısında yatar. En yaygın evrim teorisi anlatı hatalarından biri, evrimi bir "ilerleme" olarak sunmaktır. "İnsanlar maymunlardan geldi" ifadesi bu hatanın klasik örneğidir. Evrim, belirli bir yöne doğru ilerleyen bir süreç değildir; çevresel koşullara göre şekillenen değişimler bütünüdür. Hangi özelliğin "daha iyi" olduğu, ancak belirli bir çevre bağlamında anlam kazanır. İkinci yaygın hata, "en güçlü olanın hayatta kalması" söylemidir. Darwin'in doğal seçilim kavramı, güç değil uyum üzerine kuruludur. Belirli bir çevreye en uygun özelliklere sahip bireyler, üremede avantaj kazanır. Bu, güç ile hiçbir şekilde eş anlamlı değildir; bazen en uyumlu özellik, başkalarıyla iş birliği kurmak ya da çok küçük olmak bile olabilir. Evrim teorisi anlatı hataları yalnızca teknik yanlışlıklar değildir; toplumsal sonuçları da olabilir. Evrimi bir rekabet ve güç hiyerarşisi olarak sunan anlatılar, tarihsel olarak sosyal Darwinizm gibi tehlikeli düşünce sistemlerinin beslendiği kaynaklara dönüşmüştür. Üçüncü hata, evrime "sadece bir teori" demektir. Bilimsel terminolojide "teori", günlük dildeki anlamından farklıdır; kanıtlarla desteklenmiş, tutarlı açıklama çerçevesi demektir. Evrim teorisi, jeoloji, genetik, paleontoloji ve ekolojiden gelen çok sayıda bağımsız kanıt kümesiyle desteklenir. Bu anlatı hatalarını düzeltmek, evrim teorisini daha sağlam aktarmak demektir. Popüler bilimin işlevi sadece bilgiyi aktarmak değil, aktarırken doğruluğunu da korumaktır. Bu iki hedefin birlikte gerçekleştirilmesi mümkündür; ancak basitleştirme ile çarpıtma arasındaki çizgiyi dikkatle korumayı gerektirir.