Kitap okuma alışkanlığı kazanmak benim için birkaç başarısız denemeden sonra gerçekleşti. Her seferinde başladım, bıraktım. "Ben okuma tipi değilim" dedim kendime bir süre sonra. Yıllar içinde çeşitli kitaplar aldım. Raflarımda durdu çoğu. Birkaç sayfa okudum, bıraktım. Yarım kalan kitaplar beni suçlar gibi baktı durduğu yerde. Birinin "günde on sayfa" önerisini ilk duyduğumda küçümsedim. On sayfa ne ki? Ama denemek zarar vermez diye başladım. Kitap okuma alışkanlığı kazanmanın sırrı küçük başlamakta. Bu kadar basit. On sayfa, her gün, aynı saatte. İlk hafta zorluk çektim. İkinci haftada oturduğumda açmak doğal geldi. Bir ay sonunda ne değişmişti? Dikkat sürem. Telefona çok bakan bir zihin için bir bölüm okuyup durmadan devam etmek, başlangıçta zordu. Bir ay sonra iki üç bölüm art arda geldi. Kitap okuma alışkanlığının bende yarattığı ikinci değişim daha sessiz fark edildi: sabırsızlık azaldı. Beklerken, seyahatte, kısa aralarda kitap vardı artık. Telefon yerine sayfa çevirmek tercih oldu. Yıllar önce kendime "okuma tipi değilim" derdim. Şimdi biliyorum: tip meselesi değil, alışkanlık meselesi. Ve alışkanlık kasın gibi çalışıyor, kullanınca büyüyor.