Yaşar Kemal eserleri, Türk edebiyatında Anadolu'yu en derinden işleyen yapıtlar arasında kabul görüyor. Bu eserler, Çukurova'nın bereketli toprağını, yoksulluğu, eşkıyalığı ve insanın doğayla girdiği kavgayı öyle güçlü anlatıyor ki okurken sadece sayfaları çevirmiyorsunuz, rüzgarı, tozu ve tarla seslerini de duyar gibi oluyorsunuz. Yaşar Kemal, 1923 yılında Adana'nın Osmaniye iline bağlı Hemite köyünde doğdu. Toroslar'ın eteklerinde, pamuk tarlalarının gölgesinde geçen bir çocukluk, onun edebi dünyasının ham maddesi oldu. Bu toprakları sadece betimlemedi; o toprakların sesini, dilini ve insanlarını edebiyata taşıdı. Yaşar Kemal eserleri arasında en tanınanı İnce Memed serisidir. Dört cilt halinde yayımlanan bu epik roman, ağa zulmünden kaçan ve eşkıya olan bir gencin hikayesini anlatıyor. Ama İnce Memed yalnızca bir eşkıya romanı değil; Anadolu köy yaşamını, ağa düzenini, halk geleneğini ve insan onurunu konu alan geniş soluklu bir eserdir. Dil, Yaşar Kemal eserlerinin en güçlü özelliklerinden biri. Halk anlatılarından, masallardan ve Anadolu Türkçesinin zenginliğinden beslenen bu dil, hem şiirsel hem de sözlü gelenekle bağını koruyan nadir bir yazı dili. Cümleleri uzun ama akan; sözcük seçimleri alışılmadık ama tam yerinde. Yaşar Kemal eserleri, uluslararası edebiyat dünyasında da büyük ilgi gördü. Birden fazla kez Nobel Edebiyat Ödülü için aday gösterildi; eserleri elli'yi aşkın dile çevrildi. Bu evrensel ilgi, anlattığı hikayenin yalnızca Anadolu'ya değil, insan evrenine ait olduğunu gösteriyor. Henüz bir Yaşar Kemal romanı okumadıysanız, İnce Memed ya da kısa hikaye kitapları başlangıç için uygun. Kitabı açtığınız an Anadolu'nun ortasında bulduğunuzda kendinizi şaşırmayın.