Hidrojeller, suyun yapı içine hapsedilmesini sağlayan üç boyutlu polimer ağlarıdır. Tarımdan ilaç salımına, doku mühendisliğinden atık su arıtımına kadar geniş bir yelpazede kullanılırlar. Poliakrilamid selüloz hidrojel karşılaştırması bu iki ana hidrojel ailesinin su tutma performansı ve pratik kullanım koşulları açısından önemli farklılıkları ortaya koyar. Poliakrilamid (PAAm) hidrojeller sentetik kökenlidir ve kontrolü kolaydır. Ağ yoğunluğu, çapraz bağlayıcı oranı ve monomer konsantrasyonu ayarlanarak şişme kapasitesi ve mekanik mukavemet optimize edilebilir. Poliakrilamid selüloz hidrojel karşılaştırmasında PAAm'ın belirgin avantajı geniş bir şişme oranı aralığı sunmasıdır; kuru ağırlığının onlarca katı su tutabilir. Kimyasal kararlılığı yüksektir ve pH ile sıcaklık değişimlerine karşı öngörülebilir tepki verir. Bununla birlikte poliakrilamid biyolojik uygulamalar açısından kısıtlamalar barındırır. Akrilamid monomeri nörotoksik bir maddedir ve polimerizasyon sonrası artık monomer kalıp kalmadığı titiz biçimde kontrol edilmelidir. Biyobozunur değildir; uzun vadeli çevresel uygulamalarda bu özelliği bir dezavantaja dönüşür. Selüloz bazlı hidrojeller ise doğal bir polimerin (selülozun) çeşitli kimyasal modifikasyonlarıyla üretilir. Hidroksietil selüloz, karboksimetil selüloz gibi türevler biyouyumluluk ve biyobozunurluk konusunda poliakrilamide belirgin üstünlük sağlar. Poliakrilamid selüloz hidrojel karşılaştırmasında selüloz türeviyle hazırlanan hidrojeller tıbbi uygulamalar, yara örtüleri ve gıda ambalajı için daha uygun aday oluşturur. Su tutma kapasitesi açısından ise selüloz hidrojeller genellikle daha düşük şişme oranlarında çalışır; PAAm'ın ulaşabildiği yüksek şişme kapasitelerine her koşulda erişilemez. Mekanik performansları da ortam koşullarına bağlı olarak daha fazla değişkenlik gösterebilir. Tarımsal uygulamalarda toprak nem tutma için her iki hidrojel türü de kullanılır; ancak maliyet, biyobozunurluk ve uzun vadeli toprak etkisi değerlendirildiğinde selüloz bazlı hidrojeller çevresel açıdan daha sürdürülebilir bir seçenek olarak öne çıkar. Yüksek şişme kapasitesi ve mekanik öngörülebilirlik ön planda ise PAAm hâlâ güçlü bir aday olmayı sürdürür.