Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün 2025 yılı için güncellediği küresel veri tabanına göre gıda israfı azaltma dünya genelinde kayda değer bir ilerleme kaydetti. Küresel gıda üretiminin israf oranı, 2015 baz yılıyla kıyaslandığında yüzde otuz düzeyine geriledi. 2030 sürdürülebilir kalkınma hedeflerinde belirlenen yüzde elli azaltım eşiğine henüz ulaşılmamış olsa da mevcut gidişat umut verici bulunuyor. Gıda israfı azaltma dünya örneklerinin en dikkat çekici kısmı, büyük ölçekli perakende zincirlerindeki uygulamalardan geliyor. Japonya, Danimarka ve Hollanda, satış sonrası gıda bertarafını yüzde seksenin üzerinde azaltan yasal zorunluluk ve teşvik modelleri geliştirdi. Bu ülkelerde son kullanım tarihi yaklaşan ürünler dinamik fiyatlama sistemleriyle tüketime yönlendiriliyor, kalan stok ise gıda bankalarına aktarılıyor. Gıda israfı azaltma dünya bağlamında tarladan sofraya zincirin her halkasının ayrı stratejiler gerektirdiği görülüyor. Hasatta yaşanan kayıplar gelişmekte olan ülkelerde ön planda iken, işlenmiş gıda ve perakende israfı gelişmiş ekonomilerde daha ağır basıyor. Soğuk zincir altyapısına yapılan yatırımlar, hasat sonrası kayıpları azaltmada en yüksek getirili müdahale alanı olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin gıda israfı azaltma alanındaki performansı, bu tabloda orta sıralarda yer alıyor. Tarım Bakanlığı'nın başlattığı "İsraf Etme" kampanyası tüketici davranışı üzerinde sınırlı bir etki gösterirken, otel ve restoran sektörünü kapsayan düzenleyici çerçeve henüz oluşturulmuş değil. Araştırmacılar, tüketici eğitiminin tek başına yeterli olmadığını, yasal yükümlülük ve finansal teşviklerle desteklenmesi gerektiğini verilerle belgeliyor.