Kanun santur farkı birçok açıdan değerlendirilebilir. Her ikisi de telli çalgı ailesinden, birbirine yakın ses dünyasına sahip enstrümanlardır; ancak yapıları, çalış teknikleri ve kökenleri birbirinden belirgin biçimde ayrılır. Yapı açısından kanun trapez ya da dikdörtgene yakın şekilde geniş bir rezonans kutusuna sahiptir. Pek çok teli bir arada kurslar halinde düzenlenir ve her tele farklı yükseklikte ses ayarı yapan mandallar (makam mandalları) bulunur. Bu mandallar çalarken makam değişikliklerine anlık olarak olanak tanır. Santur ise dikdörtgen biçiminde daha küçük ve hafif bir enstrümandır. Kanun santur farkının en belirgin noktası çalış tekniğidir: Kanun mızrapla (parmakta takılı ince bir tırnakla), santur ise iki ince tokmakla çalınır. Bu fark iki enstrümanın sesini ve ifade biçimini kökten değiştirir. Köken bakımından santur, Farsça kökenli bir kelimedir ve İran müziğinde çok köklü bir geçmişe sahiptir. Hindistan'da da önemli bir yeri vardır. Kanun ise Arap ve Türk müziğinin vazgeçilmez çalgılarından biridir; Osmanlı saray müziğinde ve Türk klasik müziğinde merkezi role sahiptir. Kanun santur farkı ses renginde de hissedilir. Kanun mızrapla çalındığında daha ince ve sert bir tınıya sahipken santur tokmakların deri kaplı başıyla çarptığında daha yumuşak ve rezonant bir ses üretir. Her iki enstrüman da dinleyicide benzer ama farklı bir etki bırakır.