İlk sabah alarmı çaldığında saat 04:47'ydi. Dışarısı zifiri karanlık, içeride sıcacık bir yatak. Telefonu kapatıp uyudum. İkinci sabah aynı şey oldu. Üçüncü sabah kalktım. Neden kalktım hala bilmiyorum. Belki inat, belki başka bir şey. Sabah koşusu fikri bende uzun süredir vardı ama gerçeğe dönüşmesi için o üçüncü sabah gerekti. Ayakkabılarımı giydim, dışarı çıktım. Sokak lambaları yanıyordu. Kimse yoktu. Koştum. O ilk koşu on iki dakikaydı. Sonra eve döndüm ve yüzümü yıkadım. Aynaya baktım. Farklı değildim, ama bir şey hissettim. Küçük bir zafer gibiydi. Kimse bilmiyordu ama ben biliyordum. Birinci ayda sabah koşusu rutine dönüştü. Yavaş yavaş. Bazı günler nefes alamıyordum, bazı günler bacaklarım ağrıdı, bazı günler sadece iki sokak koşup döndüm. Ama dönmek için çıkmıştım, ve bu sayılırdı. İkinci ayda fark etmeye başladım: Sabah koşusundan sonra zihin farklı çalışıyor. Daha az dağınık. Gün içindeki kararlar daha kolay geliyor. Stres daha az birikim yapıyor üzerimde. Bunu bilimsel bir şey olarak değil, içimde hissettiğim bir şey olarak söylüyorum. Üçüncü ayda karanlıkta koşmak artık tuhaf gelmedi. Aksine severek bekliyordum o sessizliği. Şehir uyanmadan önce sokakların nasıl koktuğunu bilir misiniz? Fark ettim ki bu kokuyu başka hiç kimse bilmiyor çevremde. Sadece erken kalkanlar biliyor. Bu küçük bilgi bana garip bir aidiyet hissi verdi. Dördüncü ayda sabah koşusu mesafeleri arttı. Beş kilometre rutin oldu. Altı, yedi, sekiz. Bir sabah on kilometre koştuğumda durdum ve güldüm. Altı ay önce üç dakika koşmak bile zorken. Beşinci ayda bir yağmurlu sabah koşusu yaşandı. Hava durumuna bakmadan çıkmıştım. Yağmur orta şiddetteydi, ıslak asfalt parıldıyordu lambaların altında. Koştum. Tamamen ıslandım. Eve döndüm, duş aldım, güldüm. O koşu favorim oldu. Altıncı ayda şunu söyleyebilirim: Sabah koşusu benim için artık spor değil, günlük bir ihtiyaç. Yapmadığım bir günde bir eksiklik hissediyorum. Bu bağımlılık mı? Belki. Ama daha kötü bağımlılıklar var. Ve hiçbiri sizi sabahın körü lambaların altında koşan kendinizle tanıştırmaz.