Nükleer kaza ekosistem geri kazanım süreçleri, iki büyük felaket olan Çernobil (1986) ve Fukushima Daiichi (2011) olaylarından elde edilen uzun vadeli izleme verileriyle ayrıntılı biçimde belgelendi. İki olay arasındaki karşılaştırmalı analiz, kirleticinin türü, salım miktarı ve ekosistem bağlamı değişkenlerini ayırt etmeyi mümkün kılar. Çernobil kazası yaklaşık 5.200 PBq iyonize radyasyon salımıyla gerçekleşti; Fukushima ise çok daha düşük bir salım miktarı olan ~520 PBq ile sınırlı kaldı. Ancak bu ham rakam, ekosistem etkisinin boyutunu tam olarak açıklamaz. Çernobil'de grafit yangını radyoizotopları troposfer yüksekliğine taşırken Fukushima'da salım daha çok Pasifik okyanusuna ve kıyı bölgelerine yöneldi. Nükleer kaza ekosistem geri kazanım dinamikleri, kısmi izolasyonun istenç dışı bir konservansyon etkisi yaratmasıyla beklenmedik bir boyut kazandı. Çernobil Dışlama Bölgesi'nde insan aktivitesinin çekilmesiyle birlikte bölge, biyoçeşitlik açısından dönüşüme uğradı. Büyük memeli popülasyonları, vaşak, kurt, geyik, öngörülerin ötesinde toparlandı. Radyasyonun biyolojik maliyeti, insan baskısının kaldırılmasıyla açığa çıkan koruma kazanımının gerisinde kaldı. Bununla birlikte, radyasyon etkilerinin göz ardı edilmesi hatalı olur. Hirundo rustica (kırlangıç) gibi türlerde yüksek tüy anomalisi oranı ve yavru başarısında düşüş gözlemlenmiştir. Tür düzeyindeki yanıt, radyasyon duyarlılığının genomik kapasiteye ve metabolik hıza bağlı olduğunu gösterir. Toprak ekosistemi geri kazanım mekanizmaları farklı bir profil sunar. Yüksek aktiviteli alanlarda toprak omurgasızları ve ayrıştırıcı topluluklar onlarca yıl baskı altında kalabilir; bu durum organik madde döngüsünü yavaşlatır ve karbon depolama kapasitesini kısıtlar. Fukushima'da ise asidik orman toprağı uzun yarılanma ömürlü Cs-137 için güçlü bir tutma kapasitesi sergilerken mineral toprak profilleri dikey göçü sınırladı. Nükleer kaza ekosistem geri kazanım çalışmaları için döngü ölçümü, radyoaktif işaretleme ve metagenomik kombinasyonu en bütünleşik resmi sunar. Ekolojik onarımın tamamlanma ölçütü hâlâ standart dışı olsa da biyolojik çeşitlilik yeniden kazanımı yerine işlevsel esneklik kavramı giderek benimsenmektedir.