Müşteri web tasarım onayı beklenmedik bir yerde çakılabilir. Ben bunu beşinci projemdeki bir restoran müşterisiyle yaşadım. Tasarımı teslim ettim. Müşteri iki gün sessiz kaldı. Sonra 'beğenmedim' yazdı. Açıklama yoktu, sadece bu. Müşteri web tasarım onayı sürecinin en zor anı burasıydı: 'neden' yoktu. İlk tepkim savunmacı olmaktı. 'Briefi takip ettim, her şeyi konuştuk' demek istedim. Dedim de. Olmadı. Müşteri 'bir şeyleri eksik hissettim' dedi. Belirsiz ama dürüst bir geri bildirimdi. O an şunu yaptım: sormak yerine seçenek sundum. Üç farklı yön hazırladım. Aynı içerik, farklı atmosfer. Birincisi daha modern, ikincisi daha sıcak, üçüncüsü daha kurumsal. Müşteri web tasarım onayı sürecinde insanlar soyut istek belirtir; somut seçenek göründüğünde karar kolaylaşıyor. Üçüncü yönü seçti. Bu benim ilk önerimden çok farklıydı ama müşterinin 'hissettirdiği' şeyle örtüşüyordu. O 'hissi' kelimelerle aktaramamıştı. O projeden sonra brief sürecimi değiştirdim. Görsel referans toplama aşamasını ekledim. Müşteriye 'beğendiğiniz üç site gönderin' dedim. Bu istek, bin kelimeden fazla bilgi veriyor. Müşteri web tasarım onayı çoğu zaman ürün kalitesiyle değil, iletişim kalitesiyle ilgili.