Aurelia aurita zooplankton ilişkisi, Karadeniz kıyı ekosistemlerinde jelimsi makrozooplanktona bağlı trofik bozulmaların en iyi belgelenmiş örneğini sunar. Deniz anası (Aurelia aurita) patlamaları yalnızca görsel bir rahatsızlık değildir; omurgasız predatör olarak zooplankton üzerinde baskı kurarak besin ağını kökten yeniden şekillendirir. Aurelia aurita, ephyra larvasından strobila aşamasına kadar geçen yaşam döngüsünde polipler bentozu kolonize eder. Sıcaklık, tuzluluk ve besin bolluğu uygun koşulları sağladığında strobi-lasyon tetiklenir ve binlerce ephyra serbest bırakılır. Karadeniz'deki düşük tuzluluk (17-18 ‰), Aurelia aurita'nın tolerans aralığı içindedir ve rekabetçi denizanası türlerinin büyük bölümünü dışlar; bu durum Aurelia'nın aşırı çoğalmasına zemin hazırlayan bir mekanizmadır. Zooplankton dinamiklerine doğrudan etki, copepod ve cladocera topluluklarının yoğun yem baskısıyla süzülmesi şeklinde ortaya çıkar. Aurelia aurita günlük olarak kendi vücut hacminin 6-8 katına kadar su filtreleyerek Calanus euxinus gibi bölgeye özgü copepodları, meroplanktonik larvaları ve balık yumurtalarını tüketir. Copepod bolluk indeksi yüksek jeli sezonlarında normale kıyasla %60-70 oranında düşebilir. Dolaylı etki daha geniş kapsamlıdır. Zooplankton azalması, planktivör balıkların (Engraulis encrasicolus, Karadeniz hamsisi) larva büyüme hızını yavaşlatır ve yavru hayatta kalma oranını düşürür. Bu mekanizma, Karadeniz hamsi stokları ile jeli biyokütle arasındaki negatif korelasyonun gözlemlendiği uzun dönemli izleme verileriyle tutarlıdır. Phenolojik açıdan Aurelia patlamaları, copepod üreme dönemleriyle çakışan ilkbahar-yaz pik noktasına ulaşır. Bu zamansal çakışma, etki büyüklüğünü ilerleyen süreçte artırır: Erken dönem larval copepodlar yetişkinlere oranla daha savunmasızdır ve yoğun yem baskısının tam olarak üreme zirvesine denk gelmesi döngüsel toparlanmayı engeller. Beslenme ekolojisi boyutunda, Aurelia aurita zooplankton tüketiminin ötesinde fitoplankton da süzer. Bu özelliği ona jeli fazda fitoplanktonu doğrudan sindirim kapasitesi kazandırır; dolayısıyla birincil prodüksiyon ile birincil tüketici arasındaki enerji transferinde kısa devre oluşturur. İzleme metodolojisi açısından, jeli biyokütle tahmininde akustik ve optik yöntemlerin kombinasyonu kullanılır; ICES protokolleri kapsamında standart trawl örneklemeleri, Aurelia'nın kıyı-açık deniz göç örüntüleri nedeniyle yetersiz kalabildiğinden, kıyı bölgelerine özgü mesh boyutunun ayarlanması gerekir.