Kanser iyileşme hikayemi yazmak için uzun süre oturdum karşıma. Ne zaman başlasam bir yere kadar gidip bırakıyordum. Ama sonunda yazmak istedim. Çünkü o süreçte başkalarının deneyimlerini okumak benim için çok değerliydi. Teşhis an olarak net hatırlıyorum. Doktorun odasında, raporun önünde. Kolon kanseri. Kelimeler havada kaldı, zihnim işlemedi. Eşim yanımdaydı, elimi sıktı. Kanser iyileşme hikayesinin ilk bölümü bilgi toplamaktı. Hangi evre, hangi seçenekler, ne zaman başlıyoruz. Doktorlarım her soruya yanıt verdi. Belirsizlik en kötüsüydü; cevaplar geldikçe kafam biraz daha duruldu. Cerrahi geldi. Bekleme süreci en zor olanıydı. Ameliyat öncesi o son gecede ne düşündüm? Pek çok şeyi. Ama korku beklenenden azdı. Artık olacak olanı bekliyordum. İyileşme dönemi uzundu. Kanser iyileşme hikayesinin bu bölümü en yorucu bölümdü. Fiziksel güçsüzlük, kısıtlamalar, sabırsızlık. Her kontrolün sonucunu beklemenin verdiği gerilim. Çevremdekilerin desteği bu süreçte çok şey ifade etti. Bazıları ne yapacağını bilemedi, bazıları tam doğru şeyi yaptı. Yemek getiren, yanında oturan, sadece soran. Bunların hepsi biriktirdi. Bugün kontroller devam ediyor. Rutin bir parçam oldu. Kanser iyileşme hikayem henüz tam bitmedi ama önemli bir bölümü geride kaldı. Bu süreçte öğrendiklerim arasında en kalıcı olanı: bedenin inanılmaz bir güce sahip. Ve insanlar, gerçekten sevildiğinizde inanılmaz şeyler yapabiliyorlar.