Yan iş kurduğumda ilk düşüncem tatil, yeni bir şeyler almak, hayatı biraz genişletmekti. Hesabı tekrar kontrol edince farklı bir karar verdim: bu parayı borca yatırmalıyım. Ek gelirle borç ödeme deneyimi teoride basit görünüyor. Fazla para geldi, fazla borç ödendi. Ama pratikte çok daha karmaşık bir psikoloji var bunun içinde. Ek gelirle borç ödeme kararı ilk ay için kolaydı. İkinci ay biraz zorlaştı. Üçüncü ayda bir arkadaş grubu seyahate çıkmak istedi. Ben gitmedim. Dördüncü ayda eski ceket yırtıldı. Yeni almayı erteleledim. Bu küçük kısıtlar birikince motivasyon sarsılmaya başladı. O süreçte kendime bir şey söyledim: bu geçici bir yaşam değil, geçici bir odaklanma. Borcu kapatana kadar bu tempo, sonrasında farklı bir hayat. Bu çerçeve gereksiz fedakarlık hissini biraz azalttı. Ek gelirle borç ödeme deneyiminde öğrendiğim şey önceliklendirme yöntemiydi. Faizi en yüksek borçtan başlamak uzun vadede en çok tasarruf etmek demekti. Ben bunu matematiğini anlayınca uyguladım, ve rakamlar gerçekten bunu doğruladı. On bir ay sonra en büyük borcum kapandı. O gün o kadar anlamlı gelmesini beklemiyordum ama geldi. Sanki bir yük omuzdan düştü. Ek geliri borca yatırmak en kolay karar değildi, ama geriye döndüğümde en doğru kararlardan biriydi.