Gençler sivil toplum katılımı örüntülerini inceleyen kapsamlı bir araştırma, Türkiye'deki genç nüfusun sivil katılım biçimleri ve motivasyonları hakkında ayrıntılı bulgular sunuyor. On sekiz ile yirmi dokuz yaş arasındaki üç bin katılımcıyla yürütülen anket çalışması, bu yaş grubunun sivil alana katılımının geleneksel kalıplardan ayrıştığını ortaya koyuyor. Gençler sivil toplum katılımı verileri, formel üyelik modellerinin gerilediğini, buna karşın proje ve kampanya bazlı katılımın yükseldiğini gösteriyor. Sürekli bir üyelik taahhüdü yerine belirli bir amaç etrafında geçici ama yoğun katılım tercih ediliyor. Araştırmacılar bu örüntüyü "akışkan gönüllülük" olarak tanımlıyor. Motivasyon kaynakları beklenenden daha çeşitli bir tablo ortaya koyuyor. Gençler sivil toplum katılımı bağlamında sosyal etki yaratma isteğinin, ağ oluşturma fırsatlarını ve özgeçmiş avantajını geride bırakarak birinci sıraya yerleştiğini görülüyor. Buna karşın bürokratik prosedürler, uzun süreli taahhüt zorunlulukları ve zaman kısıtları katılımın önündeki başlıca engeller olarak raporlanıyor. Sivil toplum kuruluşlarının bu araştırma bulgularına tepkisi mesafeli bir ilgi biçiminde değerlendirilebilir. Köklü kuruluşların gençler sivil toplum katılımı verilerinin işaret ettiği esnek modele geçiş hızı yavaş. İnsan kaynakları çerçevelerini bu talebe uyarlamayanların genç gönüllülerin ürettiği enerjiyi uzun vadeli kurumsal kapasiteye dönüştürmekte güçlük çekmesi bekleniyor. Araştırmanın bulguları aynı zamanda eğitim politikası için de anlamlı. Üniversite yıllarında sivil toplum deneyimi kazanan gençlerin, mezuniyet sonrasında da katılımlarını sürdürme olasılığının belirgin ölçüde yüksek olduğu gözlemlendi. Bu saptama, üniversitelerdeki sivil toplum dersleri ve pratik katılım programlarının önemine dair politika tartışmasına veri sunuyor.