Metronom kullanımı denince pek çok müzisyenin içi sıkılıyor. Tek düze tık tık sesi, sayılarla oynaşma, yavaş ve yorucu pratik... Ama ritim duygusu geliştirilmek isteniyorsa metronomdan kaçış yok. Üstelik doğru kullanılırsa bu araç çok daha az mekanik ve çok daha faydalı. Metronomun temel işlevi sabit bir zaman referansı sunmak. Müzisyenler farkında olmadan bazen hızlanır bazen yavaşlar, özellikle zor pasajlarda yavaşlama, kolay bölümlerde ivmelenme çok yaygın. Metronom bu dalgalanmaları ortaya koyuyor ve düzeltme fırsatı veriyor. Metronom kullanımı için en yaygın hata şu: hemen hızlı tempoda çalışmaya çalışmak. Doğrusu tersine: çalmak istediğiniz tempoya göre çok daha yavaş bir BPM seçin. Her nota yerli yerine oturana, her geçiş kasılmadan yapılana kadar orada kalın. Hız sonra gelir. Bir başka teknik, metronomu her dörtlük nota için değil, her iki dörtlükte bir veya sadece 2 ve 4. vuruşlarda tıklatacak şekilde ayarlamak. Bu kulağı daha az bağımlı ama daha güçlü bir ritim duygusu geliştirmeye itiyor. Ritim duygusu sadece metronomla gelişmiyor; iyi müzik dinlemek, vücutla ritme eşlik etmek (tempo tutmak, sallanmak) de bu süreci destekliyor. Ama pratik sırasında metronom kullanımı en doğrudan ve hızlı geri bildirimi veriyor. Çocukken notaların yanı sıra ritim ve tempo eğitimine daha erken başlamak bu beceriyi daha sağlam kılıyor. Ama her yaşta bu çalışma faydalı; kulak ve kas belleği her zaman öğrenmeye açık.