Arama motoru reklam kampanyası deneyimimin ilk sayfası tam bir hüsranla yazıldı. Küçük bir e-ticaret sitesi kurmuştum. Ürünler hazırdı, ödeme sistemi çalışıyordu. Tek eksik müşteriydi. Birileri "tıklama başı reklam ver, trafik gelir, satış olur" dedi. Mantıklı geldi. Reklamı verdim. Reklam kampanyası deneyimim başladı. Bütçeyi ayarladım, 3.000 TL ile başlayacaktım. Hedefleme seçeneklerine baktım. Geniş tutayım dedim, "daha fazla kişiye ulaşırım." Anahtar kelimeleri seçtim, genel ve rekabetçi olanları tercih ettim. Reklam metnini yazdım. Yayına verdim. İlk gün 200 tıklama geldi. Bir satış yok. "İlk gün normaldir" dedim. İkinci gün 180 tıklama. Satış yok. Hafta sonunda bütçenin yarısı bitmişti. Reklam kampanyası deneyimimin paniği başladı. Bir uzman arkadaşımı aradım. Reklam hesabımı inceledi. "Hedeflemeniz çok geniş, yanlış kitleye gösteriyorsunuz. Anahtar kelimeleriniz çok rekabetçi, bütçeniz o rekabeti karşılamıyor. Açılış sayfanız reklam mesajıyla uyuşmuyor." Üç büyük hata. Reklam kampanyası deneyiminin temel dersleri bunlardı ve ben üçünü de aynı anda yapmıştım. 3.000 TL bitti, sıfır dönüşüm. Ama o hata pahasına öğrendiğim şeyler çok değerliydi. Sonraki kampanyada hedeflemeyi daralttım. Anahtar kelimeleri spesifikleştirdim, genel değil, satın alma niyeti yüksek olanları seçtim. Açılış sayfasını yeniden yazdım, reklam mesajıyla birebir uyumlu hale getirdim. Reklam kampanyası deneyimimin ikinci bölümü: 1.500 TL ile ilk kampanyadan altı kat fazla dönüşüm.