Yeni yayımlanan bir araştırma, deniz kaplumbağaları plastik ilişkisinin sanılandan çok daha karmaşık bir mekanizma üzerinden işlediğini ortaya koydu. Çalışma, kaplumbağaların plastik parçaları yalnızca şekil benzerlikleri nedeniyle değil, su altında uzun süre bekleyen plastik yüzeylerde biriken organik maddenin yarattığı koku sinyalleri nedeniyle de besin zannedebileceğini gösterdi. Deniz kaplumbağaları plastik tüketimi üzerine gerçekleştirilen çalışmada farklı kaplumbağa türleri üzerinde kontrollü deneylere yer verildi. Araştırmacılar, taze plastik parçalara kıyasla denizde birkaç hafta bekletilmiş plastiklerin kaplumbağalarda çok daha güçlü bir yeme isteği uyandırdığını ölçtü. Bu bulgu, sorunun basit bir görsel yanılgıdan ibaret olmadığını, doğal koku algısının da devre dışı bırakıldığını kanıtlıyor. Deniz kaplumbağaları plastik yutma olgusunun boyutları küresel ölçekte endişe verici rakamlara ulaşmış durumda. Mevcut verilere göre denizde yaşayan kaplumbağaların yüzde seksenini aşan bir oranı yaşamları boyunca en az bir kez plastik tüketiyor. Sindirim sisteminde biriken plastik kütlesi, hayvanın iç organlarına baskı yaparak besin emilimini engelliyor ve çoğu zaman ölüme yol açıyor. Bulgular, deniz kirliliğiyle mücadele stratejilerinin güncellenmesi gerektiğine işaret ediyor. Araştırmacılar, denize yeni plastik girişinin durdurulmasının yanı sıra denizin dibinde ve orta sütununda biriken eski plastik atıkların temizlenmesinin de en az yeni kirliliği önlemek kadar acil olduğunu vurguluyor. Türkiye'deki deniz kaplumbağası koruma alanlarında görev yapan biyologlar da konuya ilişkin benzer endişelerini dile getirdi. Ege ve Akdeniz kıyılarında yürütülen izleme programları, kaplumbağa mide içeriğinde plastik kalıntısına rastlanma sıklığının artış eğiliminde olduğunu raporluyor.