Metin türü analizi, bir çeviri projesine başlamadan önce kaynak metnin işlevsel ve biçimsel özelliklerini sistematik biçimde sınıflandırmayı ifade eder. Katharina Reiss'ın geliştirdiği işlevsel metin tipolojisi bu alanda belirleyici bir referans noktası olmaya devam etmektedir: Bilgilendirici, ifade edici ve operatif metin türleri, farklı çeviri stratejilerini gerektirir. Metin türü analizi çeviri sürecinin erken bir aşamasında yapılmazsa, çevirmen yanlış strateji seçimine ya da tutarsız terminoloji kullanımına sürüklenebilir. Örneğin tıbbi bir prospektüs, bilgilendirici ve operatif nitelikleri bir arada taşır; bu nedenle hem terminoloji doğruluğu hem de kullanıcı yönlendirme işlevi birlikte gözetilmek zorundadır. Yalnızca bilgisellik göz önünde bulundurulursa uyarı ifadelerinin pragmatik gücü kaybolabilir. Çeviri sürecinde metin türü analizi, metnin makro ve mikro yapısına ilişkin iki katmanlı bir okuma gerektirir. Makro düzeyde metnin genel iletişimsel amacı, söylem biçimi ve hedef kitle profili tanımlanır. Mikro düzeyde ise sözdizimsel tercihler, sözcük yoğunluğu, tekrarlanan terminoloji örüntüleri ve tutarlılık zincirleri incelenir. Bu çift katmanlı analiz, çeviri belleği araçlarının verimli kullanımı için de temel oluşturur. Hukuki metinlerin metin türü analizi özellikle karmaşıktır. Yasal dil, denetlenebilir kesinlik ilkesine dayandığından belirsizliğe tolerans sıfırdır; ancak aynı metin hitap ettiği taraflar açısından hem teknik hem de anlaşılır olmak zorundadır. Çevirmen, metnin hukuki statüsünü ve yargı yetkisi çerçevesini analiz ederek hedef sistemin hukuki kavramlarıyla örtüşen eşdeğerlikleri tespit eder. Edebî metinlerde metin türü analizi çeviri sürecinin en çok öznel yorum gerektiren aşamasıdır. Biçemin, ses dokusunun, ritmin ve anlatı perspektifinin bütüncül değerlendirilmesi, çevirmenin yalnızca dil değil aynı zamanda edebiyat bilgisine sahip olmasını zorunlu kılar. Doğru bir metin türü analizi, projenin teslim süresini, kaynak danışımı derinliğini ve revizyon gereksinimini doğrudan belirler.