Kan grubu diyeti, beslenme söyleminin en uzun ömürlü efsanelerinden biri. Onlarca yıldır popülerliğini koruyan bu yaklaşım, farklı kan gruplarının farklı besinlere evrimsel uyum geliştirdiği iddiasına dayanıyor. Araştırmalar bu iddiayı ne ölçüde destekliyor? Kan grubu diyeti hipotezi, belirli kan gruplarının belirli besin türleriyle biyokimyasal uyumsuzluk yaşadığını öne sürüyor. Lektinler bu teorinin merkezinde: Bazı besinlerdeki lektinlerin, uyumsuz kan grubundaki bireylerde aglütinasyon (pıhtılaşma) yarattığı iddia ediliyor. Bu iddia deneysel olarak test edildi. Toronto Üniversitesi'nde yapılan kapsamlı bir çalışma, bu teoriyi destekler herhangi bir kanıt bulamadı. Araştırmacılar, kan grubu diyetinin öngördüğü beslenme kalıplarının gerçek sağlık etkileriyle kan grubunun birbiriyle ilişkili olmadığını gösterdi. Başka bir deyişle, teorinin öngördüğü diyetler bazı katılımcılarda işe yarıyordu; ama bu etki kan grubundan bağımsız, genel beslenme iyileştirmesinden kaynaklanıyordu. Kan grubu diyetini destekleyen başka hangi kanıtlar var? Bilimsel literatürde bu iddiayı destekleyen, akranlar tarafından değerlendirilmiş bağımsız çalışmalar neredeyse yok. Teorinin yaratıcısı tarafından yapılan çalışmalar dışında kontrollü bir araştırma temeli bulunmuyor. Peki kan grubu diyeti neden bu kadar popüler kalmaya devam ediyor? Birkaç faktör bir araya geliyor. Teori sezgisel olarak çekici: "Benim için özel bir diyet var" fikri kişiselleştirme ihtiyacını karşılıyor. Elimine diyet pratiği bazı insanlarda gerçek iyileşme yaratıyor; ama bu iyileşme kan grubuyla değil, işlenmiş gıdaların azaltılmasıyla açıklanabilir. Ve teorinin uzun ömürlü olması, yanlışlanmış kavramların popüler alanda nasıl yaşamaya devam ettiğinin güçlü bir örneği. Kan grubu diyeti yerine bireyselleştirilmiş beslenme için daha sağlam temellere bakılabilir: metabolik tepkiler, gıda hassasiyetleri, aktivite düzeyi ve genel sağlık durumu. Bu faktörler kan grubundan çok daha belirleyici ve çok daha iyi araştırılmış.