Plastik poşetsiz alışveriş yapmaya karar verdiğimde gerçekten zor olacağını düşünmemiştim. Sonunda bez çanta taşımak bu kadar basit bir şeydi. Ama birkaç hafta sonra anladım ki mesele sadece çanta taşımak değil. Alışveriş şeklim tamamen değişmek zorundaydı. Önce planlama. Plastik poşetsiz alışveriş yapabilmek için markete gitmeden önce ne alacağımı bilmem gerekiyordu. Çünkü alışverişte ani kararlar aldığımda, taşıma kapasitem dolduğunda poşet isteme ihtiyacı doğuyordu. Liste yapmayı öğrendim. Sonra konteynerler. Bez çantaların yanına cam kavanozlar, küçük kumaş torbalar eklendi. Açık kasadan aldığım kuruyemişler için ayrı torba, ekmek için ayrı torba. Başlangıçta bu torbaları götürmeyi sürekli unutuyordum. Bir ay içinde alışkanlık oldu. En büyük dönüşüm kasaya gelince yaşandı. Plastik poşetsiz alışveriş yaparken kasiyerle etkileşim değişti. Bazı kasiyerler yavaş yavaş çantama koymamı bekledi. Kimileri yardım etti. Bir keresinde arkamda uzun bir kuyruk oluştu çünkü her şeyi doğru konteynere yerleştirmeye çalışıyordum. Utandım. Ama sonraki seferde daha hızlıydım. Üç ay sonra plastik poşetsiz alışveriş benim için doğal hâle geldi. Artık alışkanlıkla kapıda durmuyor, çantaları kontrol ediyorum. Hangi torba ne içindi biliyorum. Sistem kuruldu. Bu süreçte en güzel fark ettiğim şey şu: plansız alışveriş azaldı. Poşet almak istemiyorsam, listeye bakarak alışveriş yapıyorum. Bu da gereksiz harcamaların azalması demek. Plastik poşetsiz alışveriş bir çevre kararı olarak başladı ama zamanla bir yaşam düzeni değişikliğine dönüştü. Planlama, hazırlık, farkındalık. Bunlar sadece alışverişte değil, hayatın diğer alanlarında da kendini göstermeye başladı.