Subalpin çayır primer prodüktivitesi, dağ ekosistemlerinin küresel karbon bütçesindeki rolünü anlama açısından kritik bir ölçüt oluşturur. Kaçkar Dağları, Doğu Karadeniz'in yüksek yağış rejimi ve Kuzeydoğu Anadolu'nun kıta içi soğukluk etkisinin kesiştiği benzersiz bir bölgedir; bu durum subalpin toplulukların hem verimli hem de iklim değişikliğine duyarlı bir yapıda olmasını sağlar. Subalpin çayır primer prodüktivitesinin temel ölçüm yöntemi, net birincil üretim (NPP) tahmininde yürütülen hasat analizleri ve eddy kovaryans tekniğidir. Kaçkar'ın 1800-2500 m aralığında yer alan çayırlarında vejetasyon periyodu yaklaşık 90-120 gün ile sınırlıdır; bu kısa büyüme penceresi, birim zaman başına yüksek karbon asimilasyon hızı gerektirmektedir. Dominant türler arasında Festuca varia, Agrostis alpina ve Nardus stricta yer alır; her birinin fotosentez kapasitesi ve kök biyokitle oranı farklıdır. İklim değişikliğinin subalpin çayır primer prodüktivitesine etkisi, beklenenden daha çok-boyutlu bir bağlama sahiptir. Artan sıcaklıkla birlikte büyüme sezonunun uzaması kısa vadede NPP'yi artırabilir; ancak toprak nemi kısıtı bu avantajı geçersizleştirebilir. Kaçkar'da kar erimesinin erkene kayması, toprak su kapasitesini yaz başında tüketerek yaz kuraklık stresini şiddetlendirmektedir. Bu etki, kuzey bakılı yamaçlar ile güney bakılı yamaçlar arasında belirgin bir spatyal ayrışmaya yol açar. Azot mineralizasyon dinamikleri, iklim-prodüktivite bağlantısının bir diğer boyutunu oluşturur. Toprak sıcaklığındaki artış azot döngüsünü hızlandırır, dolayısıyla bitkiye elverişli inorganik azot miktarı yükselir. Ancak bu avantaj, birincil üretimdeki artışı beslerken aynı zamanda toprak karbon stoğunun çözülmesini tetikler. Dolayısıyla subalpin çayır primer prodüktivitesindeki kazanım, belirli bir karbon kayıp eşiğini aşıyorsa ekosistem bir karbon kaynağına dönüşebilir. Biyotik iklim geri bildirim mekanizmaları arasında çalılaşma (shrubification) süreci de izleme kapsamında tutulmalıdır. Rhododendron ve Vaccinium gibi odunlu türlerin subalpin çayıra doğru yayılması, ışık rekabetini artırarak ot türleri verimliliğini düşürmektedir. Bu süreç hem prodüktivite hem de biyoçeşitlik boyutuyla değerlendirilmelidir.