Yönetmen dramaturg iş birliği, profesyonel tiyatro üretiminin en verimli ve aynı zamanda en gergin yaratıcı ilişkilerinden birini tanımlar. Bu ilişkinin işlevsel olması için her iki tarafın rolünün ve yetkisinin nerede başlayıp nerede bittiğine dair açık bir uzlaşı gerekir; ancak bu sınır, prova sürecinin gerçek koşullarında sürekli müzakere edilmek zorundadır. Yönetmen dramaturg iş birliğinde dramaturgın birincil işlevi, metnin tarihsel, kültürel ve dramaturgik bağlamını araştırarak yönetmene seçenekler sunmaktır. Bu araştırma aşamasında dramaturg, metin içindeki çelişkileri, alt metinleri, dönemsel koşulları ve dramatik yapı sorunlarını haritalar. Yönetmen bu haritayı sahne yorumunun zemininde kullanır ya da bilinçli olarak reddeder; her iki tercih de dramaturgik olarak anlamlıdır. Prova sürecinde yönetmen dramaturg iş birliği en doğrudan ve en gergin noktasına gelir. Dramaturg provayı izleyerek dışarıdan bir göz sunar, sahne içine giren yönetmenin göremediği bütünsel perspektifi temsil eder. Prova notları, dramaturgik geribildirim kanalını oluşturur; ancak bu notların sahneye yansıması nihai karar olarak yönetmene aittir. Dramaturgik güvenilirliğin test edildiği yer burasıdır: dramaturg önerisinin reddedildiğinde kurumsal ilişkiyi değil yaratıcı diyaloğu sürdürme kapasitesi, iş birliğinin derinliğini belirler. Yönetmen dramaturg iş birliği modelinin kurumsal boyutu repertuvar tiyatrolarında farklılaşır: sürekli istihdam edilen dramaturglar zaman içinde kurumun estetik belleğini taşır ve yönetmen bağımsızlığına karşı kurumsal sürekliliği temsil eden denge unsuruna dönüşür.