Bahçecilik hobisi istatistik verileri, pandemi döneminde patlama yaşayan bu faaliyetin sonraki yıllarda da sürüm kaybetmediğini gösteriyor. Tohumculuk firmalarının satış raporları, bahçe merkezi ziyaret sayıları ve çevrim içi bahçecilik topluluk üyelikleri bu tabloyu çok yönlü biçimde destekliyor. Bahçecilik hobisi istatistik verisinin en ilgi çekici boyutu, kalıcılık sorusuna verilen yanıt. Pandemi döneminde zorunlulukla ya da merakla başlayan pek çok kişinin hobi olarak bahçeciliği bir ritüel haline getirdiği gözlemleniyor. Tohum siparişleri, bitki değiş tokuş etkinlikleri ve peyzaj planlama kurslarına katılım bunun somut göstergeleri. Demografik tablo özellikle dikkat çekici. Bahçecilik hobisi istatistiklerinde otuz ila kırk beş yaş arasındaki kentli yetişkinlerin en hızlı büyüyen kullanıcı grubunu oluşturduğu görülüyor. Bu demografik kesim, balkon veya küçük bahçe alanlarını verimli biçimde kullanmak için konteyner bahçeciliği, dikey bahçe sistemleri ve şehir çiftçiliği tekniklerine yoğun ilgi gösteriyor. Ekonomik motivasyon da tablonun bir parçası. Gıda fiyatlarındaki artış, kendi sebze ve otunu yetiştirmenin cazibesini artırdı. Bahçecilik hobisi istatistiklerinde yenilebilir bitki kategorisindeki büyüme, süs bitkileri kategorisinin oldukça üzerinde seyrediyor. Ekonomik hesaptan bağımsız olarak kendi elleriyle üretilen bir domates ya da maydanozun yarattığı tatmin de kalıcı katılımı besleyen psikolojik bir güdü. Türkiye'ye özgü bir bağlam da var. Toprak kültürü ve bahçecilik bilgisinin nesiller arasında aktarıldığı bir ülkede bu eğilim, kaybolmuş bir mirası yeniden keşfetme biçiminde de yorumlanıyor. Büyükşehirlerde yaşayan genç kuşakların tohumdan fide yetiştirme ve toprak hazırlama gibi konularda büyükbabalarına ve büyükannelerine danıştığını aktaran bahçecilik hobisi istatistik araştırmaları, bu nesiller arası bilgi akışını dokumentüre ediyor.